Bu ne şekil muhafazakârlık

Bu ne şekil muhafazakârlık

Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te Cafe Tortoni isimli bir kafe-bar var. 1858’de kurulan Tortoni, bu sabah yer aldığı yere 1880 senesinde taşınmış. Başka Bir Deyişle 132 senedir benzer mekânda.Duvarları, türk malı ve başka populer müşterilerin (sözgelişi yazar Borges, bilimci Einstein, politikacı Hillary Clinton) imzalı görüntüleri, büstler ve karikatürleriyle süslü.
Burası öyle ki bir tarihi yapıt. Buenos Aires’e gelip de Cafe Tortoni’yi görmeyen yabancı gezgin, ya gideceği şehiri hiç heyecan etmemiş bir fuzuli gezgindir ya da bir ultra snob…Cafe Tortoni’yi hatırlamama İstiklal Caddesi’ndeki İnci Pastanesi’nin kapanma ihtimali fırsat oluyor. Profiterolüyle populer İnci de, Tortoni benzeri ahşap ağırlıklı bir mekândır. Okumaya devam et “Bu ne şekil muhafazakârlık”

Ahlaksız adam

Ahlaksız adam

Anladık, karşıt pozisyonlardayız ama politik uğraş yapacağım diye bu şekilde kuyruklu tekzip eder da söylenmez ki, fütursuzca çamur atılmaz ki! İnsanda belli bir süre ahlak olabilir. Mehmet Y. Yılmaz uydurma söylüyor. Ortada “sipariş üzerine” kaleme alınmış “yazılar” filan yok. Vakanın doğrusu şudur…George Friedman’ın, Mart 2009’da Türkçede yayınlanan “Gelecek Yüzyıl” isimli kitabını okumuştum (Pegasus Yayınları). Ülkemiz’ye mühim bir koltuk ayırmıştı. 2010’un sonbaharında, kurban bayramı çağında AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI’ye gitmiştik. Chicago ve New York’ta karşılaştığımız doğu orijinli (Pakistan, vs.) sürücüler… Türk olduğumuzu öğrendikleri anda, “Erdogan! Okumaya devam et “Ahlaksız adam”

İngilizler tarafından 18 Mart

İngilizler tarafından 18 Mart

Çanakkale Savaşı 1915’te bu sabah resmen başlamıştı. Biz bu mühim savaşı çoğunlukla bizzat açımızdan (Osmanlı-Türk) ele alırız. Gelin olaya belli bir süre da o dönemde Deniz Kuvvetleri Bakanı meydana gelen İngiliz politikacı Winston Churchill ve dostları tarafından bakalım: Çanakkale harekatına İngilizler ne türlü hüküm vermişti?1874 doğum yapmış meydana gelen Churchill, I. Hayat Savaşı başladığında 40 yaşındaydı. Öncelikli düşüncesi bir Kuzeyindeki Denizi operasyonuyla Sylt adasını elde etmek ve oradan Almanya’yı vurmaktı.Churchill, hamle bir satranç oyuncusuna benziyordu: Maçtan hoşlanıyor ve inisiyatifi daima elde tutmak istiyasker. Okumaya devam et “İngilizler tarafından 18 Mart”

Meral Okay ve ‘onlar’

Meral Okay ve ‘onlar’

Tanışma fırsatım olmadı Meral Okayi’la… Dizi dünyasını alim, benim de değerlendirmelerine güvendiğim arkadaşlarım, onun senaryolarını daima övmüştür. Basından takip ettiğim Meral Okay, hem bir kımetli , hem bir de güzel bir insandı.Yerli dizi meraklısı değilim. Ama Okay’ın senaryosunu yazdığı İkinci Bahar dizisini izlemiş ve beğenmiştim.Okay’ın akciğer kanserinden erken yaşta ölüm etmesine birden fazla birey üzüldü.Ancak sevinerek, kin alırcasına, “nihayet kurtulduk” dercesine, “O bayan öldü” diye başlık atanlar oluyor web sitelerinde.Niçin? Efendim, Okay’ın yazdığı Harika Asır dizisine kızmışlar; Osmanlı’yı onların göstermek istediğinden çeşitli anlatıyormuş. Okumaya devam et “Meral Okay ve ‘onlar’”

Kemalist veliler çarpar

Kemalist veliler çarpar

Okurumuzun e-mektubunu acı acı gülümseyerek okudum. Son cümleye geldiğimde ise eyvah dedim.Sevgili okurumuz… Sakın kızınıza gerçekleri anlatmaya kalkışmayın!
Çünkü onu uyarsanız bile, sizden öğrendiklerini arkadaşlarına söyleyecektir. Dostları da hanede anlatacaktır.Sonuçta Kemalist veliler, öğretmenin, üstelik okul müdürünün karşısına dikilerek, kızınızı ve sizi cezalandırmaları amacıyla stress yapacaktır. Okul aile birliğini ayaklandıracaklardır.Bu durum arkadaşlarımın başına geldi. Erkek Çocuklarına bir konuda gerçeği anlatmışlar. Genç da sınıfta söylemiş. Okumaya devam et “Kemalist veliler çarpar”

Devrimci sol, kuvvet kullanmak zorunda

Devrimci sol, kuvvet kullanmak zorunda

Tarihçi Halil Berktay’ın “1 Mayıs 1977, derin hükümet kırımı değildi… Ölümlere sokak açan, sol grupların silahlarını ateşlemesiyle kitlenin paniğe kapılmasıydı” demesi tartışmalara sokak açtı.Böylece sol ve kuvvet sualleri gündeme geldi: 1960’lardan 1980 darbesine uzanan aşamada, solun silahlanması kaçınılmaz mıydı? Sol, silahsız maçla, başka bir deyişle demokratik siyasetle yetinemez miydi?
Bu suallere farklı yanıtlar verildi. Fakat mühim bir puan noksan bırakıldı. Ne meydana geldiğini anlatmaya Okumaya devam et “Devrimci sol, kuvvet kullanmak zorunda”

Çizginin lezzeti

Çizginin lezzeti

Yıllar öncesinde, iş amaçlı Paris’e gitmiştim. Fırsatını bulur bulmaz nefesi Beaubourg’ta (Georges Pompidou Kültür Merkezi) aldım. O da ne? “İçi dışına çevrilmiş” binanın önündeki ziyaretçi kuyruğu onlarca metreyi buluysilahlı kuvvetler…Ne yapmalı? Etraftaki kitapçılara ve galerilere girip çıkmaya başladım. Derken o güne civarı gördüğüm en enteresan posterlerden birine rastladım.
1950’lilerde Fransa’da yayımlanmış Mike Hammer taklidi pahalı olmayan romanların 36 tanesinin kapaklarını bir araya getirip poster yapmışlar: Her kapakta eli silahlı katı bir erkek ve fıstık benzeri bir kadın…Posteri aldım şayet boru tipi muhafazalardan yoktu. Çıktığımda akşam olmuştu, öbür dükkanlar kapanıysilahlı kuvvetler. Sonrası erken da uçacaktım. Okumaya devam et “Çizginin lezzeti”

Çanakkale geçilmezin İspanyolcası

Çanakkale geçilmezin İspanyolcası

Brezilya’nın efsanevi futbolcularından Waldyr Pereira (1928-2001) ya da malum lakabıyla Didi, 1972-1975 aralarında Fenerbahçe’yi çalıştırmış ve iki kere kazanan yapmıştı.
Didi’nin artık takımın başına geçmeden, futbolcularla tanışmadan, Fenerbahçe’nin çok gol atacağını söylemesi yadırganmıştı.Sebebi sorulduğunda Didi bunu 1970 Hayat Kupası’nda, otoritelerin birçok baht tanımamasına nazaran, çeyrek final oynattığı Peru Ulusal Kulübü’ndaki deneyimine bağlamıştı:
“Peru’yu çalıştırırken üç kalecimiz de birbirinden zayıftı. Her mücadelede gol yiyeceğimiz kesindi. O takdirde Okumaya devam et “Çanakkale geçilmezin İspanyolcası”

Asker geriye çekildi

Asker geriye çekildi

Bence hepten ehemmiyetlisi askerle ilişkiler… 1977 seçimlerinde yüzde 40’ı aşan Bülent Ecevit CHP’si hariç… Türkiye’de kocaman desteğe sahip partiler hep İslami bir ton taşımışlardır söylemlerinde…Laikçi ordu de, vesile bu vesile, o söylemleri “irtica” diye yaftalatıp karşın saldırıya geçmiştir…Halbuki o söylemler çoğunlukla, İslami bir lisan kullanan halkımızın, taleplerini dile getirişinden ibaret olmuştu.Ancak bir zamandır vaziyet değişti. Geçtiğimiz sene bu vakitlerde emir kademesi toplanmış takdirde emekliliğini talep etti. Bu hareketle sivilleri bir sürü kolay değil vaziyette bırakmayı amaçlıyorlardı. Okumaya devam et “Asker geriye çekildi”

İşin kolayı var

İşin kolayı var

Bu gerçek fikri ne türlü yaşama geçireceğiz? Esasında kolay değil değil: Ödüllü bir müsabaka tertip edir… Dünyaya açık ya da yalnızca bizimkilerin katıldığı bir ‘konkur’ olabilir bu… Jüride kesinlikle yurtdışından saygı duyulan profesyoneller da koltuk alır… Ve galip gelen proje uygulanır.Bu yolun yararı nedir?AK Parti’nin fikri meydana geldiği amaçlı bu projeye itiraz eden bir sürü. Oysa saygı duyulan bir jürinin tercih projeyi her kesim kabullenir. Elbette bu mühim yapıtı kotarma gururu yeniden AK Parti’nin olabilir… Okumaya devam et “İşin kolayı var”