Hrant Dink yaşamsal bir dava


Hrant Dink yaşamsal bir dava

Yakalandığında “ben ne sağcıyım ne solcu, ferdi bir eylem gerçekleştirdim” mealinde bir birşeyler söylemişti.
Tutuklandıktan ardından gene benzer çevreler yardımıyla askeri cezaevinden kaçtı, halen aydınlanmamış bağlantılar sonucu olarak Papa’yı öldürmeye kalkıştı. 30 sene ardından her takdirde tesadüf sayılamayacak boşluklardan istifade ederek salıverildi.
Mehmet Ali Ağca’nın tahliyesi pratik sindirilecek bir gelişim değil. Fakat karşılanışı, kahraman muamelesi görmesi ve nihayetinde o cinayete karışmış olanların Çatlı haricinde hepsinin bu sabah sevinçli mesut yaşıyor olması hepten huzursuz edici.
Ülkenin o gün amaçlı en mühim ve en saygı duyulan gazetecisini öldüren kişiye yönelik tarifi pratik değil muhabbet bana yönelik Türkiye’nin ne ruhi yapısı ne beşeri değerleri ne de politik istikametiyle alakalı birçok parlak iletiler vermiyordu. Okumaya devam et “Hrant Dink yaşamsal bir dava”

Irak’ın geleceği


Irak’ın geleceği

Hesaba yönelik bütün Amerikan birlikleri 2011 sonuna civarı çekilecekler fakat bunun tam ne türlü gerçekleşeceği konusu artık muğlaklığını savunuyor. ABD BIRLEŞIK DEVLETLERI’nin, güvenlik taktiği tarafından bu denli mühim gördüğü bir ülkeden ve bölgeden tümüyle çekileceğine birçok tahmin verilmiyor.
Nitekim şayet ABD BIRLEŞIK DEVLETLERI ile Irak hükümeti anlaşabilirlerse, beklenti 2011 ardından Irak gökyüzü alanının Amerikan kontrolünde kalması. Bunun ötesinde ABD BIRLEŞIK DEVLETLERI, Irak güvenlik güçlerini eğitmeyi sürdürecek ve gökyüzü kuvvetlerine F-16’lar satması da mevzubahis. Öbür Körfez ülkelerinde de üsleriyle, donanması ile, diplomatlarıyla ABD BIRLEŞIK DEVLETLERI’nin kuvvetli bir varlığı var. Bilhassa İran ile süregelen sıkıntılar aşılmadıkça bu vaziyette bir değişim de olmayacaktır. Okumaya devam et “Irak’ın geleceği”

‘Ahlaklı olmak nedir?’ tartışması başlarken

‘Ahlaklı olmak nedir?’ tartışması başlarken

ASLINDA hiçbirimiz bir geceden sonrası sabaha geçtiğimizde yaşamın akışının değişmesini beklemiyoruz. Neticede dünyanın güneş etrafındaki yepyeni turu başlıyor. Her başlama bir umut sayıldığından da bir sürü uzunca geçmişten itibaren yapıldığı benzeri bu başlangıcı tebrik etmek talep ediyoruz. Her Biri kendine yönelik bir merasimle, bir tarzla ya da şenlikle bu işleri inşa ediyor. İsterse yılbaşında, isterse Nevruz’da, isterse dini bayramlarda.
Bunun ne türlü yapılacağına hüküm sunmak, kişilerin seçimleri üzerinden ahlaki suçlamalar inşa etmek Diyanet İşleri Başkanlığı’nın üst kısmına görev değil. Fakat günümüzde anında her konuda kamuoyunu tehditkar tavırla uyarmak, doğrunun eğrinin ne meydana geldiğini tepeden ve pederşahi bir sesle yorumlamak, gerekirse had bildirmek hevesiyle çakmak bu müessesenin bir özelliği haline gelmeye başladı. Okumaya devam et “‘Ahlaklı olmak nedir?’ tartışması başlarken”

Jorge Semprun


Jorge Semprun

TUNUS ilinin kalbi Habib Burgiba Bulvarı’nda atıyor. Tunusluların bir sürü sevdiği deyimle “14 Ocakta Devrimi” kocaman ölçüde bu bulvar üzerindeki hareketlilik sonucu olarak gerçekleşmiş. Hepsine bir sürü sıkı aylık verdiği 600 ‘hacker”ı istihbarat servislerine toplayarak bütün toplumun iletişimini muayene etmek talep eden Zeynel Abidin bin Ali basın üstünde kurduğu korkunç sansür sistemi sebebiyle ülkesinde olup bitenin mahiyetini son ana civarı kavrayamamış. Kavradığında ise esasen iş işten geçmiş.
Yer koltuk trafiğe kapalı ve askerilerin durduğu yerlerin dikenli tellerle çevrildiği bulvarda konferansı tertip eden Carmen Claudin ile beraber yürürken, dönüp “Aklı halen müthiş çalışıyordu, ne yazık” diye konuştu. Bahsettiği birey 7 Haziran’da 87 yaşında yaşama veda eden, Buchenwald temerküz kampından kurtulmuş, lise senelerinde Fransız direnişine katılmış, sonuna civarı Cumhuriyetçi meydana iştirak eden serisinin bu geleneğine uyup Franko rejimine karşın Okumaya devam et “Jorge Semprun”

Demokrasi ateşi

Demokrasi ateşi

DÜNYADAKİ gelişmelerin ne civarı derin belirsizliklerle dolu meydana geldiğini anında altını çizen çeşitli vakalarla anlıyor insanoğlu. Avrupa Birliği son doruğunda bir dizi mühim karar aldı. Heyhat, hangi önemli gazeteye baksanız AB’nin bir defa ek olarak topu taca attığını ya da top çevirdiğini belirten yorumlarla karşılaşıyorsunuz. Yarın hayat piyasalarının vereceği reaksiyon edinilen kararların ne ölçüde onay gördüğünün de göstergesi olacaktır.
Ama herhalde şüpheye yer bırakmayacak bir puan varsa o da “Alman Avrupası”nın şekillenmekte meydana geldiği. Bu Avrupa’da Kogörev’un tesiri gittikçe azalabilir, Brüksel mahaline Berlin’i izlemek ek olarak manalı duruma gelebilir. Bu AB bütün renkleriyle meydana çıkana civarı ek olarak ne sorunlar çekilecek onu da süre içerisinde göreceğiz. Okumaya devam et “Demokrasi ateşi”

CERN Samsun

CERN Samsun

TÜRKİYE medyasında CERN projesinin amacını bir sürü yakından ve kendisini bilgilendirerek izleyen anladıklarını paylaşan İsmet Berkan, dünkü ana yazısına “İnsanoğlunun tabiatı manaya çabasında bir kocaman yengi günü” başlığını atmıştı.
İnsanlık tarihinin akışı içerisinde aşamanın sırrını çözmeye karşı bu adımın ya da belirtinin bir sürü mühim bir yer tutacağına kuşku yok. Neticede “Tanrı Parçacığı” adı verilen Higgs sahasının varlığı ispat etti. Bu da aşamanın sırrının çözülmesinde mühim bir kilidin açılması manasına geliyor. Bu konuları anlamadığım için işin sadece ne müthiş bir azim ve muvaffakiyet öyküsü olduğuna odaklanabiliyorum.
Hiçbir şeyin yoktan bulunmadığını da esasında bu buluşla bir defa ek olarak anlıyoruz. 48 sene öncesinde kuramı inşa edilmiş, 28 sene öncesinde kanıtlanması için ne türlü bir deney inşa edilmesi gerektiği değerlendirilmiş meydana gelen bir teorik öngörü ispatlanmış oluyor. Bu projeyi sürükleyen ana unsurlar ise heyecan ve biyolojik sebat. Okumaya devam et “CERN Samsun”

Fransa, Mali’de ne arıyor

Fransa, Mali’de ne arıyor

Mali konusunda kitabı elektronik olarak yayımlanan Peter Chilson, Foreign Policy Dergisi’ne yazdığı makalede bu ülkenin tarihi arka planıyla ilgili mühim veriler veriyor. 1852’den 1893’e civarı Fransız sömürgecilerine kök söktüren Tukulor İmparatorluğu bu tarihin mühim bir parçası.
İslami bir hükümet meydana gelen Tukulor İmparatorluğu Ticaniliğe ilişkili Hacı Ömer’in önderliğinde oluşturulmuş ve sömürgecilere karşın direnişi örgütlemiş. Hacı Ömer’in öldürüldüğü 1864’e civarı Batı Sudan’dan Senegal’e, oradan Timbuktu’ya civarı uzanan toprakları hâkimiyeti altına almış. Hacı Ömer’in ölümünden ardından da ek olarak hemen hemen 30 yıl direnmeye aynı ritimde devam etmiş.
Sonuçta sömürgeciliğe direnmekle İslamcı düşüncenin ve hareketlerin şekillenmesi aralarında tabiki yakın bir bağ var. Şimdilerde de esasında bunun çeşitlemelerinden birisine tanıklık ediliyor. Sömürge çağından ardından meydana çıkan Okumaya devam et “Fransa, Mali’de ne arıyor”

Seyahat, kent ve iktidar direnişi

Seyahat, kent ve iktidar direnişi

30 Mart 1972’deki, Mahir Çayan ve arkadaşlarının öldürüldüğü, BDP milletvekili, çağın Dev-Genç Başkanı Ertuğrul Kürkçü’nün sağ kurtulabildiği Kızıldere katliamının sonrasında Milliyet Gazetesi Evrensel Yayım Yönetmeni Abdi İpekçi tek tümcelik bir içerik yazmıştı: “Tanrım bu son çılgınlık olsun”
Gezi Parkı’nın kesinlikle boşaltılması gerektiğini Başbakan Erdoğan ifade etti. Herhalde sektör bugünü iktidar partisinin yapmayı amaçladığı kocaman gövde gösterisinden öncesinde bir ameliyat yapılacaktır da. Bu ameliyatın iktidar tarafından kesinlikle oldukça başarılı olması başka bir deyişle Seyahat’nin boşalması gerekecektir. İnşallah bu ameliyata sebep kalmadan kriz çözülür. Ek Olarak ehemmiyetlisi şayet bir saldırı yapılacaksa umarım sonrasında kimse bu şekilde bir başlık atmak zorunda kalmaz. Okumaya devam et “Seyahat, kent ve iktidar direnişi”

Kapitalizmin başkentine sosyalist başkan

Kapitalizmin başkentine sosyalist başkan

BÜYÜK Elma lakaplı New York kenti genetik yapısı itibarıyla demokrat meyilli bir şehirdir. İçinde her türden birey yaşar. Hayat kapitalizminin en mühim merkezidir, global finansın Kabe’si Wall Street bu kentin 5 bölgesinden birisi meydana gelen Manhattan adasındadır. Amerikan solcu fikrinin en mühim şahsiyetleri, kültürel devrimin liderleri, zanaat ve kültür yaşamının devrimcileri bu şehirde yaşar.
Ne var ki New York’u son yirmi senedir Cumhuriyetçi belediye başkanları yönetti. Rudolph Giuliani’nin kentin güvenlik meselelerini çözmesinin sonrasında, kampanyalarında bizzat kişisel parasını harcadığı amaçlı kimseye eyvallahı olmayan Michael Bloomberg belediye başkanı olmuştu. Onun çağında kentin 70 milyarlık bütçesi son denkleşmişti.
New York 11 Eylül saldırılarından ardından yaralarını sarmış, finans piyasasının devletçe kurtarılması ve emlak piyasasının canlılığını koruyabilmesi sebebiyle uygun fiyat krizi de göreli olarak hafif atlatmıştı. Okumaya devam et “Kapitalizmin başkentine sosyalist başkan”

Çatı aday ve Müslüman Cumhuriyet


Çatı aday ve Müslüman Cumhuriyet

TÜRKİYE Cumhuriyeti’nin bundan sonraki evriminde ek olarak inanç referanslı bir kurgusal çerçeveye sahip olacağını öngörebiliyoruz. Toplumun sekülerleşmesi yepyeni ve ek olarak demokratik bir laiklik anlayışını şekillendirene civarı bu vaziyet aynı ritimde devam da edecektir. Ortadoğu’da Cihatçıların yarattıkları yepyeni gerçeklik, İslam dünyasında ve Müslümanlar aralarında yepyeni arayışları, inanç ve siyaset arasındaki ilişkiyi baştan düşünmeyi gündeme getirecektir. İran İslam Cumhuriyeti’nin geçireceği evrim de İslam âleminde politikanın hangi temellere oturacağı, bağımsızlık, eşitlik ve adalet kavramlarının ne türlü uygulanacağı ve kurumsallaşacağını belirleyecektir.
Türkiye bu anlamda bir sürü mühim bir imkanı teperek, AK PARTI idareninde özgürlükçü bir politik sistem kurma projesinde çuvalladı. Bu neticede birinci derecede amil meydana gelen öğe kanımca dinin ve dinselliğin bizzat de değildi. Ülkemiz politik ananesi arasında otoriter karayolu seçmek hem bir çekici hem bir de bu denli köklü bir yaşamsal altüst oluş sürecinde pratik geldiğinden bu yola sapıldı.
Okumaya devam et “Çatı aday ve Müslüman Cumhuriyet”