Motta da, Kasımpaşa da anlam vermeyi bilmiyor

Motta da, Kasımpaşa da anlam vermeyi bilmiyor

Hani Kasımpaşa-Beşiktaş mücadeleninde alana giren izleyici, Fernandes’e tekmeyle saldırdı ya..Yakalandıktan ardından ifadesinde, “Kötü bir amacım yoktu. Ona edilen argo ve hakaretlerden ötürü elini alanda kaldırıp, kocaman bir topçu meydana geldiğini anlam etmek amaçlı alana girdim”demişti ya..Bu yanar-döner dost suçlu bulunmadı, cezalandırılmadı ve özgür bırakıldı.Amma ve lakin..Saldırı esnasında Fernandes’i muhafaza etmek talep eden ve saldırgana karşın koyan Beşiktaşlı Motta suçlu bulunup, 3 yatıştırmaya oynamama ve 6 bin 500 lirayla cezalandırıldı.
Hiç günahsız Kasımpaşa Takımı’ne de 2 yatıştırmaya seyircisiz oynama cezası verildi.Demek ki, ne Motta, ne de Kasımpaşa Takımı sıkı anlam verememişler.Halbuki, Motta..Kötü bir amacım yoktu. Ben de, Fernandes’e sevgisini göstermek talep eden Okumaya devam et “Motta da, Kasımpaşa da anlam vermeyi bilmiyor”

Salih Esen raporu tersinden anladı

Salih Esen raporu tersinden anladı

Ege Bölgesi Endüstri Odası Parlamento Başkanı Salih Esen, son parlamento konuşmasında, beynelmilel bir rapordan başlıklar aktardı.Salih Esen bu tabloya gösterdikten ardından, “kasırgaların artması” maddesi dışındaki her maddenin Ülkemiz’de de ciddiye alınması ve üstlerinde ehemmiyetle durulması gerektiğini açıkladı.Sözkonusu dokuz maddenin bizim amaçlı de tehdit sayılacağını ifade etti.Kusura bakmasın şayet, Esen’e katılmıyorum.
Bu dokuz madde bizim amaçlı tehdit oluşturamaz, zira esasen senelerdir onlarla beraber yaşıyoruz!Bize tehdit değil, aksine birer kardeş, bölünmez arkadaş gibiler!..Mesela yüksek işsizlik..Mesela yüksek ciro adaletsizliği..Mesela politik ve yaşamsal istikrarsızlık..Mesela mali krizler..Bunların hiç birine başka değiliz, hepsiyle yıllardır kucak kucağayız.Buna Bağlı Olarak, Global Riziko Raporu’ndaki uyarılar gelir amaçlı dünyayı endişelendirebilir, tehdit algısı yaratabilir, şayet bizi hiçbir zaman korkutamaz, endişeli edemez.O yüzden, Salih Esen’in de içi huzurlu olsun. Okumaya devam et “Salih Esen raporu tersinden anladı”

Mimarlar Odası’nı dinleseniz iyi olur

Mimarlar Odası’nı dinleseniz iyi olur

Bazı şikayetler kulağımıza geliyordu. Fakat, Mimarlar Odası da benzer yakıntıları ele alınca, İzmir’in faydası amaçlı yazma gereksinimi duydum. Konu, İzmir Körfezi süresince yapılmış olan sahil tasarımları ve uygulamaları.. Biliyorsunuz, Megakent Belediyesi sahil bandı süresince hummalı bir iş içerisine girdi. “Körfez Dizayn Projesi” ismi altında iyi niyetle yürütülen bu yepyeni düzenlemelerde, üzgünüm “ciddi eksikler ve kalitesizlik” meydana geldiği istikametinde bir zamandır yurttaşlardan reaksiyonlar alıyoruz. Benzer reaksiyonu Mimarlar Odası İzmir Şubesi Idare Heyeti da verdi. Mimarlar diyor ki..
Tasarımların kritik bir ihale tutarlarıyla müteahhitlerin insafına bırakılarak uygulanması, meydana çıkmaya başlayan işin niteliği, yalnızca mimarlar aracılığıyla değil, bütün kentliler aracılığıyla kaygıyla takip edilmektedir. Okumaya devam et “Mimarlar Odası’nı dinleseniz iyi olur”

Kalkınma Ajansı değil ki.. Çakma KOSGEB onlar

Kalkınma Ajansı değil ki.. Çakma KOSGEB onlar

Kruvaziyer turizminin gelişmesi amaçlı İzmir Ticaret Odası Başkanı Ekrem Demirtaş’tan başka uğraşan yok.En pek çabalayan, bir gemi ek olarak getirebilme amaçlı gayret gösteren, fuarlara dahil olan, firmaları çağrı eden tek o..Son olarak Barcelona’daki fuara gittikçe, şehre yepyeni fırsatlar yaratma, yepyeni alıcılar kazandırma teşebbüsünde bulundu.Oysa bu şekilde mi olmalı?
Ticaret Odası ve zaman zaman potaya girip çıkan Deniz Ticaret Odası tek mı bırakılmalı?Mesela İzmir’in anlı şanlı Kalkınma Ajansı nerede?Demirtaş’ın bahsettiğine göre, fuara Mersin ile Trabzon Kalkınma Ajansları gitmişler, ama İzmir yok.Neden?
Nedenini söyleyeyim.Nedeni Ise, bizim Kalkınma Ajansı ek olarak en baştan hata felsefeyle kuruldu.Normalde Kalkınma Ajansı’nın en mühim ve asli misyonu, temsil ettiği bölgeye yatırımcı çekmektir.Başka kentlerden olsun, başka ülkelerden Okumaya devam et “Kalkınma Ajansı değil ki.. Çakma KOSGEB onlar”

Milli Eğitim Şurası’ndan beklerdim ki

Milli Eğitim Şurası’ndan beklerdim ki

Liselere ekonomi dersi koysun.Koysun ki, gençler ekonominin ne türlü işlediğini ve paranın ne türlü yönetilmesi gerektiğini anlasınlar, bilsinler.İlköğretime felsefe dersi koysun.Koysun ki, çocuklarımız erken yaşlardan fikir kavramıyla tanışsınlar, ek olarak sorgulayıcı yapıya kavuşsunlar.Ortaöğretime İş Sıhhati ve Güvenliği dersi koysun.Koysun ki, minik yaşlardan bu yana iş sıhhati ve güvenliğinin duyarlılığı sağlansın, iş yaşamında kalite ve verimliliğin ehemmiyeti anlatılsın.Eğitimin tümünde bilim, haber işlem, zanaat, kültür, fen, matematik derslerini arttırsın.
Arttırsın ki, AB ve OECD ülkeleri ile aramızdaki haber uçurumu belli bir süre olsun azalsın, türkiye listelerde son sıralarda olmaktan kurtulsun.Partiler üstü bir eğitim siyaseti oluştursun. Okumaya devam et “Milli Eğitim Şurası’ndan beklerdim ki”

Verme başkan verme

Verme başkan verme

İzmir’de Türkiye’nin önce hazırlıklı giyim ve konfeksiyon fuarı İzmir Pret oldukça başarılı oluyor.İstanbul anında kanca attı, elimizden alıp fuarı İstanbul’a taşımak talep etti.İzmir’de Mermer Fuarı oldukça başarılı oluyor.İstanbul anında kanca attı, fuarı İstanbul’a almak talep etti. Alamayınca, muadil fuar yarattı, Beynelmilel Mermer, Doğaltaş Mahsulleri ve Bilişim Fuarı başlattı.İzmir’de Gelin-Damat Fuarı oldukça başarılı oluyor.İstanbul anında kanca attı, elimizden alıp fuarı İstanbul’a götürmek talep etti. Götüremeyince rakip fuar oluşturdu, “Fashionist Abiye, Gelinlik ve Damatlık Fuarı” tertip etmeye girişti.İzmir’de Trend Günleri oldukça başarılı oluyor.
İstanbul anında kanca attı, organizasyonu elimizden alıp İstanbul’a taşımak talep etti. Okumaya devam et “Verme başkan verme”

Tüp bebekler öksüz kaldı

Tüp bebekler öksüz kaldı

Sevgili arkadaşım, bana yönelik dünyaya gönderilmiş kanatsız meleklerden biridir.Zarafeti, insancıllığı, yardımseverliği, sıkı kalpliliği, arkadaşlığı herkesten farklıdır.
Fakat, bu günlerde ailecek kederli günler geçiriyorlar.Çünkü, kısa süre öncesinde izdivaç eden erkek çocuğu Turan Göksan ve eşi Aslı Nkısa’ın dedeleri Profesyonel. Dr. Refik Çapanerkek çocuğu’nu kaybettiler.Tabii bu zarar yalnızca onların değil, tüm Türkiye’nin kaybıydı.1988 senesinde ülkemizin önce Tüp Çocuk Merkezi’ni kuran, 1989’da önce tüp çocuk doğumunu imkanı sunan Profesyonel. Çapanoğlu yaşama gözlerini yumarken, kederli serisinin yakınında, yardımıyla dünyaya iştirak eden binlerce tüp bebeği de öksüz ve gözüyaşlı bıraktı.
AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI’nin ısrarla elinde tutmak aradığı, fakat Anadolu insanını bizzat ailesinden, bayan hastalarını bizzat kızından farklı tutmayan Refik hoca, kendisine getirilen tüm imkanları reddedip ülkesine faaliyete döndü.Emaneti Tüp Çocuk Merkezi’ni de Profesyonel. Dr. Erol Tavmergen ve ekibinin profesyonel ellerine bıraktı.Profesyonel. Çapanerkek çocuğu’nun bu sabah vefatının 7. bugünü..Alsfakat’taki evinde saat 18.30’da sevenleri biraraya gelecekler.Bu vesileyle, Okumaya devam et “Tüp bebekler öksüz kaldı”

Alsancak ve Atatürk dururken ne arıyoruz

Alsancak ve Atatürk dururken ne arıyoruz

İzmir Megakent Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, BEN TV’de Erol Yaraş’la yaptığı söyleşide, şehrin stad problemine de değindi.Aslında krizin en ufak biçimde çözümünü de gösterdi:
Şimdi tribünleri devirelen Alsancak Stadyumu’nı 30 bin kişiliğe çevirin, İzmir’in stad problemi kalmasın.Ben bu köşeden en az 5 senedir benzer sözleri tekrarlıyorum.İzmir’in esasında stad problemi yok, bakımsızlık ve ilgisizlik problemi var.Elimizde şahane iki stat bulunuyor.
Atatürk ve Alsancak stadları..Önce bunları bir yıkın, yerlerine yenilerini inşa edin, bakın bakalım İzmir’in stad sıkıntısı sona eriyor mu, bitmiyor mu?
Atatürk ile Alsancak yeniledikten ardından halen sorun yaşarsak, o süre yabancı bir stad amaçlı uğraşalım.Ama elimizdekilere “yokmuş” benzeri davranıp, sıkıntılı yerlerde yepyeni stadlar inşa etmeye çabalamak garip geliyor bana..Üstelik onların hiç biri ne Atatürk’ün, ne de Alsfakat’ın yerini tutabilir.O halde.. Okumaya devam et “Alsancak ve Atatürk dururken ne arıyoruz”

Bizim limanda şunlar hakikaten olacak mı

Bizim limanda şunlar hakikaten olacak mı

Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Idare Heyeti Başkanı Yusuf Öztürk’ün ağzından bal damlıyor son zamanlarda..Diyor ki..
Büyük Tahmin Etmek ve Kocaman İzmir Limanı’nı yaratmak ilkelerini benimseyüksek.
Kuzey Ege Çandarlı’dan Aliağa’daki limanlara, Çeşme’den Kuşadası’na civarı tüm limanlarımızı Kocaman İzmir Limanı’nın parçaları olarak düşünüyoruz.
Tıpkı Amsterdam, Rotterdam, Antwerp, Gent limanlarını içerisine alan Kuzeyindeki Avrupa Limanlar Bölgesi benzeri, Kocaman İzmir Limanı’nı da herkes bizzat kapsamında uzmanlaşmış limanlar bölgesi olarak tasarlıyoruz.
Limanlarımızın partner rekabet taktikleri yaratmalarını ve uygulamalarını planlıyoruz.
Yaşanan gelişmeler, İzmir’i hedeflerine her zamankinden pek yaklaştırıyor.
Yusuf Bey’in saptamaları ve önüne koyduğu hedefler mükemmel..
Söyledikleri gerçekleşirse İzmir Limanı işte o zaman hayat ile tam rekabet haline girebilir.
O yüzden, çoğalış sabırsızlıkla özelleştirme sürecini bekliyoruz. Okumaya devam et “Bizim limanda şunlar hakikaten olacak mı”

Ülkemiz’nin yepyeni kapısı

Ülkemiz’nin yepyeni kapısı

Basından, liderlerin mesajlarından, iş dünyasından, sivil örgütlerden, meydanlardaki vatandaşın taleplerinden de anlaşılıyor ki, her biri Ülkemiz’nin yepyeni bir ruhla bütünleşmesini ve yöntemine bu birlikteliğin sağlayacağı kocaman güçle aynı ritimde devam etmesini istiyor.
Eskiler “her şerde bir hayır vardır”derler.
Son yaşadıklarımız, bu sözün ne civarı gerçek meydana geldiğini bizlere bir defa daha gösterdi.
FETÖ’nün Ülkemiz Cumhuriyeti Devleti’ne karşın yaptığı hain darbe teşebbüsü ve kanlı saldırıları, ülkede kimselerin ihtimal edemediği harika bir kenetlenmeyi sağladı.
Tüm parti görüşleri, tüm politik değişiklikler, tüm düşünce çeşitlilikleri bir kenara bırakılıp, Türk bayrağı çevresinde toplanıldı, darbe teşebbüsü lanetlendi.
Ülkedeki uyanış yalnızca bu kadarla kalmayıp, son Yenikapı görüntüsüyle beraber, Ülkemiz’nin kendisine yepyeni bir kapı açmasını da sağladı. Okumaya devam et “Ülkemiz’nin yepyeni kapısı”