Markiz değişimin acısı ve tadı

Markiz değişimin acısı ve tadı

Bakın işte bu nadirattandır! İmkânsız değil şayet bir sürü çok nadir bir haldir! Belki de yalnızca iki istisnai hal amaçlı geçerlidir. İlki, kendisini her daim o denli çocuk ve zinde tutabilenler var ki, esasen onların ufukları “gelecek olandır”. Yalnızca nelerin geleceğine bakmadadırlar. Mühim meydana gelen da o’dur! Diğerine gelince: İkinci istisnai hal az belli bir süre da “ermiş”halidir. Kendini her şeyden soyutlayabilmiş insanlara mahsustur. Şahsi deneyimini ummanın içerisinde bir zerre”addeden “istisnalar”. İşte şunlar dışarısında olan bizler benzeri olağan faniler ise iri vagondakilerdir. Günün birinde yaşadıklarını başkalarına nakletmeye kendini zaruri

hissederler. Ne Türlü mı işe koyulurlar? Vakıa bir sürü tanıdıktır. Bu neşe dolu seansın perdesi şu şekilde kalkar: “Biz her şeyin süratle değiştiği, ancak hala “mühim şeylerin” hepsi ile kaybolmadığı bir ana tanıklık ettik. Yaanadolu ajansi…”Var ya tüm bu “varidatı size nakletmek de vaciptir!”
Duyar gibiyim, “Peki şayet bunun neresi neşeli?”diyeceksiniz. Demeyin. Neşeli zira, dinleyiciler anlattıklarınızla olmasa bile, sizinle eğlenebilirler. Öyle ya, bu özlem düşkünlüğü başlı başına neşeli ve seyirlik bir haldir. Tüm bu mizanseni esasen biliyor ya da köşesinden ucundan kestiriyorsanız. Ancak yeniden de kendinizi alamıyor zaplayıp kanalı değiştiremiyorsanız. İşte bu iflah olmaz patolojik duruma “köşe yazarı”deniliyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir