Mutfak bir sürü sıcak

Mutfak bir sürü sıcak

Çoğu süre öyle olabilir ya, gelişmeleri gecikme ile takip edenler “tavana talip” olurlar. Çoğalış aradaki mesafeyi kapatmak amaçlı mi dersiniz; yoksa “Ne diye biz geriye kaldık yahu”hırsına mı bağlarsınız? Orasından güvenilir değilim. Belki de tümü birlikte…Ama gelin şunu itiraf edelim. İyisi ve de kötüsü ile bir uyandık pir uyandık. 20 sene önceye civarı halimiz şu idi: Her yurtdışına çıktığımızda bir bavul mutfak kitabıyla dönerdik. Her istasyonda check-in hosteslerine yalvar yakar olurduk. “Bu kitaptır, bagaj parası almasan”diye ağlaşma halleri… Ne Sebeple mi? İlki şu: Kitap gülle benzeri ağırdır da ondan. Bir de şu var: Bu kitaplar bizim buralarda yoktu ki…
Yirmi sene içerisinde bizim buralara, mutfak âlemine cemre üzerine cemre düştü. İstanbul-Mengen Hattı’ndan ibaret âlem kış uykusundan bir silkindi ki… Pes başka bir deyişle. Değişimi asal bilgi onay etmiş kulunuzun dahi ağzı açık kaldı.Önce ortalık yayım doluyor. İyisi var. Vasatı var. Kötüsü var. İlk zamanlar, amaçlı için kızardım. “Bu sarfiyat değil de nedir?”diye… Sonraları, rahmetli Rüştü Bey’in düsturuna ibadet ettim. “Bitli baklanın kör

alıcısı vardır”derdi de…
Anadolu’nun her deyişi benzeri bilgece… Sanırım “kötü” olmadan “iyiye ilerlemek” olamıyor. Aradan geçtiğimiz süre gençlerimizin mutfağa bilfiil alakasına de oyun alanı/sahne oluyor. Okullara gittiler. Akademik eğitimli aşçılarımız oluyor. Teoriyi bilmek elzem olmasa dahi, mühim bir şeydir. Sizi ek olarak cesaretli, yeniliğe ek olarak açık kılabilir…Büyük şehirlerimizden başlayarak aşçıların sahipleri meydana geldiği lokantalar açılmaya başladı. Bu hakikaten yaşamsal bir eşiktir. Her biri yaşamda kalamasa dahi, yaşayanlar yola ek olarak güçlü olarak aynı ritimde devam edeceklerdir. İşte o süre mutfağımızın kıtır ve yepyeni sözlerini duymaya başlayacağız…
Türk toplumunun kırsal karakteri kente gerçek dönüşmeye başladı. Bunun neticelerini sosyoloji, bize anlatacak. Ama şimdiden gözüken şu. Kocaman ailelere veda ediyoruz. Anne-baba ve çocuktan mürekkep “çekirdek aile” sahnede. Üstelik büyük-büyük illerde Batı usulü iki veyahut bir şahsiyet evler de var. Çoğalıyorlar…Her cins yiyecek kitabının kermes malı misali meydana saçılışı da bundan. Çoğalış “nesilden nesile teslim yiyecek tarifi” yok ki… Eskiyen dostumuz Carlo Bernardini’nin mektebinde yetişen İsmet Saz kitabını getirdi: HOT. Vakıa açılışı “Hazır özgün tarifler”. Ama ben kocaman illerdeki mutfağın suretine bakıp “Sıcak”diye okudum… İşte sizlere birden çok hazırlıklı, özgün tarif ve pişirme teknikleri…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir