Sistemik krizleri yarınlara mı taşısaydık

Sistemik krizleri yarınlara mı taşısaydık

Burada sıkı niyetli kararsızların takıldıkları puan ne sebeple parlamenter sistemden cumhurbaşkanlığı sistemine geçildiğidir. Zira bu referandumda aklını ve gerçekleri değil saplantılarını konuşturanlar, adeta biz Türkler Ortada Asya’dan bugüne civarı daima parlamenter sistemi seçmişiz benzeri bir safsatayı seslendiriyorlar.
Sanki çoğulcu demokrasiden emel kuvvetler ayrılığını gerçekleştirip hukukun üstünlüğünü egemen kılmak değil… İkide bir askeri darbelerle kesilen ve cumhurbaşkanlarıyla başbakanların çekişmelerine dayanan bir sistemi, “Bu bizim ulusal tercihimizdir” diyerek tüm aksaklıklarıyla yarınlara taşımak politikanın maksadı olabilmektedir mi?

Sanki Cumhurbaşkanımız Atatürk ile Başbakan İsmet İnönü uyuşmazlık içerisinde değildiler… Adeta Cumhurbaşkanımız İsmet İnönü ile Başbakan Recep Peker karşın karşıya gelmediler… Başbakan Demirel ile Cumhurbaşkanımız Özal ya da Başbakan Ecevit ile Cumhurbaşkanımız Sezer, müthiş birer mutabakat örneği mi veriyorlardı?Bütün bu gerçeklerle anayasa hukukunun inceliklerini birleştiren değerlendirmelerde bulunmak olasıdır. bu sırada Fransa’yı bunaltan koalisyonlar sürecinin 1958 referandumu ile ne türlü sonlandırılıp, parlamenter sistemden başkanlığa ne türlü geçildiğini de anlatabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir