Her olanda hikmeti ara!

Her olanda hikmeti ara!

Denilir ki Malik bin Dinar Allah yolunda askerlere teşrif etmek arzu eder. Hazırlık yapar. Şayet bir çeşitli gidemez. Hastalanır. Ateşli zor rahatsızlık onu Allah yolunda askere katılmaktan alıkoyar.Kendine der ki, ey Malik! Sende hayır olsaydı bu savaştan geriye kalmaz oraya varırdın. Şayet Allah sana bunu kısmet etmedi. Bu haldeyken gece bir rüya görür. Rüyada ona şu şekilde denir: Malik! Şayet savaşa gitseydin tutsak olacaktın. Ve düşmanın sana zorlukla domuz eti benzeri haram yiyecekler yedirecek ve seni günaha itecekti. Kalbindeki içsel keşif durumu de kaybolacaktı. Belki Allah seni bu hastalıkla berbat bir gelecekten korumuştur. Bilmeden kadere laf söyleme.

Bilmediğimizde bir sürü sırlar vardır. İlahi tasarruflar hikmet doludur. Bu hikmetler daha kocaman musibetlere perde olabilir. Bizler yanlışlarımızı, hatalarımızı, eksiklerimizi görmezsek Rabbim bizlere tövbe imkânı tanışmak amaçlı az cezalar verebilir. Malik bin Dinar’ın olayında meydana geldiği benzeri bir hikmete bağlar. Demek ki kendimizi muayene etmeli, tövbe etmeli, dua almalı, halimizi gözden geçirmeli, mağdurun sofrasına daha bir sürü oturmalı, dostlarımızı gözden geçirmeli, daha gerçek vatandaşlar ve adımlara yol açmalı, gözü yaşaranın gözyaşını dindirmeli, mütevazı, daha içten, daha takvalı olmalıyız ki, Allah da sonsuz cömertliğiyle bize muamele etsin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir