DİYATAM OLARAK’E BİR HATIRLATMA

DİYATAM OLARAK’E BİR HATIRLATMA

Yaptıklarını da, yapması gerekenleri de… Diyanet teşkilatını seviyor ve önem veriyorum. Zira son derece yaşamsal bir rol oynuyor. Süre süre vaizleri, müftüleri, imamları müezzin hocalarımızı toplayıp “ne yapıyoruz, eksiğimiz, sıkı tarafınız nedir” diye bizzat kendilerini tartmaları gerektiği kanaatintabir. Personellerine laf hakkı vermeliler. Onları dinlemeliler.
Hizmet içi öğrenim müesseselerinden ya da maaş periyodik toplantılardan bahsetmiyorum. Yenilenmeden, format geliştirmeden bahsediyorum. Belki yapıyorlar da çokça yansımıyor.
Bu yazımda mühim bir hususu anımsatmak talep ediyorum yetkililere. Türkiye’de önemli bir misyonerlik faaliyeti başlamış vaziyette. Yurtdışından inanç adamları geliyor ve lise dönemindeki gençlere öğrenim veriliyor. Müslüman öğrencilere tabiki.

Bu konuda bizlere haylice yakıntı ve haber akıyor. Buradan, İslam dışı dinlere karşın bir tepki gösterilmesini talep ettiğimiz anlaşılmasın. Ya Da stress. Bunun Için şiddetle karşıyım. Onlar inandıklarını yapıyorlar.
Benim arzu ettiğim şu: Her müftülükte, üstelik her merkezi camide ‘dinler tarihi’ ve ‘kitabi dinler’ ile ilgili, özel eğitime elbet tutulmuş görevliler istihdam edilmeli. Ülkemizde dinler tarihi kapsamında (misal olarak Profesyonel. Dr. Ömer Faruk Harman Hoca ve gibi )yetkin ilahiyatçılar var. Onların kontrolünde birden çok maaş (gündelik değil) önemli dini yapıtlar taraması yapılmalı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir