Cennetimin kapısı annemi kaybettim

Cennetimin kapısı annemi kaybettim

Annemi kaybettim… Birdenbire bizleri tüketti. Bizi öylesine bıraktı gitti.Her birşey o civarı dağınık, o civarı karma karışık ki. Nereye baksam simasını görüyorum. Patiska benzeri bembeyaz saçlarını, nurlu simasını ve yepyeni yüzünü.Dua sığınağımdı. Dert ortağımdı. Sıkıştığımda ilk aradığımdı. Velhasıl her şeyimdi.Ellerini öperdim, ayaklarını öperdim. Şayet nedense yüzünü öpmeye kıyamazdım. Utanırdım. Uzunca seneler ardından geçen zaman ilk defa öptüm. Morgdaydı. Alnını, yanaklarını, soğuktu. Buz gibiydi. Adeta bana; beni öpme alnım ilgisiz dudakların üşümesin diyordu.
Şimdi bulunduğu yerde oturuyorum. Başını koyduğu yastığı kokluyorum. Başına sardığı tülbenti… Her birşey o kokuyor. Her birşey kadın kokuyor.Bundan ardından kime başvuracağım. Kime nazlanacağım bu yaşta. Kimden özel dua isteyeceğim. Kime bana

‘Felak ve Nas oku’ diyeceğim? Bilmiyorum.Koca ev bu sabah bomboştu. Bir Bir Sürü Defa uzandığı kanepeye yaklaştım. Adeta oradaydı. Dokundum ona. Yeniden gülümsedi.Sanki bana, baban beni Medine’de bekliyor. Gitmem gerekli diyordu. Ya ben diyecek oldum, seni de bekleyeceğiz diyordu.
Müthiş edepliydi. Namazlarını gözetirdi. Bir Sürü şefkatliydi. Ağzı dualıydı. Evladından dahi bir birşey istemeyecek civarı dimdikti. Hz. Peygamber (s.a.v.)’in ismini duyunca ‘Kurban Olayım’ derdi. Efendimize âşıktı. 18 sene öncesinde Medine’de ölüm eden babamı her gece düşlerinde görürdü. Ne civarı anlatsam noksan kalıyor işte. Diğer âlemi özlemek amaçlı çoğalış bir sebebim ek olarak var.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir