Kendini küçümseme arkadaşım Ne anlam etti dersiniz

Kendini küçümseme arkadaşım Ne anlam etti dersiniz

Ve o andan bu yana komiklikler başladı… Hampson ile benzer sahneyi paylaştığı amaçlı Sascha Beyefendi, köpüren sevinçlerle dolmuştu. Bu mutluluğu ne türlü anlam edeceğini bilemez haldeydi. “Thomas’ı bir öpmediği kaldı” desem mübalağalı olmaz.Ben bu mübalağalı sevgi gösterisinden birçok hoşlanmadım. Tamam, erkek dünyaca populer bir bariton ama sen de Bifo’nun şefisin birader.Neyse… Thomas Hampson programa başladı. Wagner, Mahler, Verdi’den aryalar okudu. Maşallah ses de ses hani. Gümbür gümbür…Arkamda oturan geçkin hanımlar Thomas’tan birçok etkilendiler: Okumaya devam et “Kendini küçümseme arkadaşım Ne anlam etti dersiniz”

Çocukluk hastalığı

Çocukluk hastalığı

Şu tanınmış “hakaret etti” kalıbından gına geldi. Her zaman en az bir bilgi bu kalıpla okura sunuluyor: “İslam’a kötü söz etti… Milletin değerlerine kötü söz etti… Türklere kötü söz etti…”Son misal, populer İngiliz mecmuası Economist’deki yorumdu… Çoğunlukçuluk:Zombi Demokrasi başlıklı içerik, Başbakan Erdoğan’a “demokrasi amaçlı tercih elde etmek yetmez” diye seslendiği amaçlı Türkiye’ye kötü söz etmişmiş! “Zombi” kelimesine takılmayıp yazıyı serinkanlı şekilde okuduğunuzda, gayet mantıklı sözlerle karşılaşıyorsunuz: Okumaya devam et “Çocukluk hastalığı”

Kadınlar ve krallar

Kadınlar ve krallar

Aslında Ciguli geleceği görmemişti.Onun bir milletçe adamı bilgeliğiyle farkında meydana geldiği şey; aşk ve iktidar ilişkilerinde her daim karşılaştığımız yıkama-yağlama halleriydi.Adam bayanın gönlünü çelmek amaçlı, ‘şöyle seviyorum, bu şekilde talep ediyorum, senin amaçlı ölürüm’ derken…İktidarın etrafında konuşlanan bir bölüm zevat, aynısını paye kapmak, şan şöhret elde etmek, bol bahşiş almak amaçlı söyler…Bu vaziyette iktidar sahibinin de “yapma bana numara” diyerek yağdanlığın yaldızlarını dökmesini boşuna beklemeyin. Şarkıda olabilir bu şekilde sözler, gerçekte olmaz. Okumaya devam et “Kadınlar ve krallar”

En ehemmiyetlisi unutulanlar

En ehemmiyetlisi unutulanlar

İşte bu açıdan baktığımda Orhan Pamuk’un ne dediğini anladığımı sanıyorum: Robert’teki edebiyat derslerinin, Nobel almasına bir katkıda var olmadığını ifade etmek talep ediyor ki benim düşünceme göre yüzde surat haklı.Eğer o dersler Nobel almakta işe yarasaydı, bu sabah pekçok yabancı Nobel sahibi Robert’limiz olurdu.Halbuki lise dersleri bu konuyla alakalı bir işe yaramaz. Nitekim Pamuk, bir bir Sait Faik’in ismini anıyor. Başka Bir Deyişle yalnızca Sait Faik’i öğrenmesi, romanlarına katkıda bulunmuş. Öğretilen başka yazarlar ise uçup gitmiş.
Robertli ve Robertsiz tanınmış kişilerin Pamuk’a heyheylenmesinin hiçbir manası yok: Lise dersleri okunur ve Okumaya devam et “En ehemmiyetlisi unutulanlar”

Inanç, ideoloji oldu

Inanç, ideoloji oldu

İşte emredin Ali Cuma da, hakiki İslam’a yakın meydana geldiği onay edilen bir inanç adamı. Haber ve görgüsüyle Mısır’ın müftüsü dahi olmuş.Böyle bir kişiden, teröristlere yakışacak laflar etmesini bekler misiniz? Olacak birşey değil: Erkek resmen “öldürün” diyor! Hem Bir de İslam adına…Buradaki en basit sorun, dinin, politik ideoloji olarak kullanılmasıdır.Siyasi seçim ve hükümleri dine dayandırmak, dinle meşrulaştırmak kategorik olarak hata bir davranıştır. Okumaya devam et “Inanç, ideoloji oldu”

Ülkenin önüne takoz koyuyorlar

Ülkenin önüne takoz koyuyorlar

Belki hepten ehemmiyetlisi şu: Şayet Ülkemiz gelişmek, güçlenmek ve etkili bir aktör olmak istiyorsa… Bunu inşa etmek zorunda…Nedeni açık: Güçlenen Ülkemiz’nin önünü kesmek isteyenler ne yapar? Tabiki ülkenin dini ve etnik meselelerini kaşır. İki kere iki dört!
Halbuki Kürt ve Alevi meselelerini çözmüş bir Ülkemiz’yi kimse tutamaz: Hem Bir uygun fiyat olarak hepten çabuk gelişir… Hem Bir de demokrasisiyle alanda gıpta edilen ülke haline gelir.Deniyor ki “Aleviler arasında takım değil.” Gerçek, değiller. Şayet ne yapalım; olmazlarsa olmasınlar.
Kimi desin ki “Alevilik İslam şemsiyesinin altındadır”… Bir Takım itiraz etsin; “Hayır farklı bir dindir” Okumaya devam et “Ülkenin önüne takoz koyuyorlar”

Kadir Topbaş ve zalim siyaset

Kadir Topbaş ve zalim siyaset

Yıllar öncesinde bir İtalyan sanatçının yaptığı şerit filmleri izlemiş ve “Vay canına, bize ne bir sürü benziyorlar” demiştim.Kısa şerit filmlerin birinde, uçak sağ salim piste indiğinde, gerilimleri boşalan yolcular benzer bizdeki benzeri heyecanla alkışlıyordu.Bir yabancı filmde ise politik parti taraftarları, tercih öncesinde birbirlerine pata küte girişiyorlar…Seçimden ardından ise her biri galip gelen siyasetçinin yamacında saf Okumaya devam et “Kadir Topbaş ve zalim siyaset”

Çizgi dışına çıkarsın ha!

Çizgi dışına çıkarsın ha!

ABD son “nükleer” mevzusunda İran’ı inandırma etti. Şayet İran sözünde durursa ambargo ağır ağır kalkacak.Şimdi sual şu: Tam da İran’a tatbik edilen ambargonun kalkması söz konusuyken… Ek Olarak öncesinde göz yumulmuş bir olay, niçin kocaman bir skandalmış benzeri meydana sürüldü?Nedeni Ise… Başbakan’ı topa tutan pekçok eleştirmenin dahi kabullendiği benzeri, Batı merkezli güçler, Başbakan Erdoğan’ı amaç almış durumda.Sadece İran ticareti değil olay. Asıl sorunları, Hükümetin Suriye, Mısır ve üstelik Kuzeyindeki Irak politikasından kaynaklanıyor. Elbette bir de Çin füzesi meselesi… Okumaya devam et “Çizgi dışına çıkarsın ha!”

Aziz Yıldırım: Keşke edebiyle çekilseydi

Aziz Yıldırım: Keşke edebiyle çekilseydi

Yargıtay, Başkan Aziz Yıldırım’ın cezasını onadı. Böylelikle şike ve teşvik teşebbüsü hukuken kanıtlanmış oluyor. (Bir de çetecilik var.)3 Temmuz 2011’de başlayan süreçte…Aziz Yıldırım ve dostları çok enteresan bir koruma taktiği izledi.Dediler ki: “Gülen Cemaati, Atatürkçülerin son kalesi meydana gelen Fenerbahçe’yi elde etmek talep ediyor… Bu sebeple Cemaatçi güçler (zabıta, savcı, vs.), bize ameliyat çekti…”İddiada hak hissesi vardı: Güven ve Yargı’da birden fazla Gülenci meydana geldiği amaçlı… Aziz Yıldırım’ı da izleyenlerin çoğu onlardandı… Soruşturmayla alakalı en acıtıcı haberler Zaman’da bulunuyordu… Okumaya devam et “Aziz Yıldırım: Keşke edebiyle çekilseydi”

Halkın temel sorusu: ‘Benim çıkarım ne?’

Halkın temel sorusu: ‘Benim çıkarım ne?’

Milletçe fazlasıyla şuurlu” dedim. Şaşırdı. Nedenini sordu. “Çünkü öncelikle çıkarını düşünerek oy veriyor” dedim.Böyle yapmakta haksız da değil. Erkek diyelim ki 2 bin TL kazanıyor. 500 TL taksit ödüyor. Kalanıyla da geçiniyor. an itibariyle AK Parti hükümeti buharlaşsa, ekonomi ne türlü olur? Genç dost bizzat ağzıyla söyledi: “Fiyatlar artar… Bu da taksitten olan paranın daralması demektir.””Sen milletin dergi ve kitaba pek rağbet etmemesine takılıp kalma” dedim: “TV izliyorlar ve birbirleriyle konuşuyorlar. Bu sayede hem bir öğrendiklerini paylaşıyorlar… Hem Bir de meseleleri tartma imkânı buluyorlar.” Okumaya devam et “Halkın temel sorusu: ‘Benim çıkarım ne?’”