Kemal Beyefendi amaçlı uydurma ifade etmek ahlak problemi değil

Kemal Beyefendi amaçlı uydurma ifade etmek ahlak problemi değil

Nihayet Tarhan Erdem’in şirketi Konda da denetim akıbetini yayınladı: Evet reyleri yüzde 56.8…Aramızda tartışıyoruz: Netice 55’e 45 pozitif çıkarsa, Kemal Kılıçdaroğlu’nun durumu nice olur?Bir dost “Sesini keser” diye konuştu.Çünkü “Bu yüzde 45 benim” diye babalanmaya kalkışırsa… Başbakan Erdoğan da, “Git o yüzde 45’i MILLIYETÇI HAREKET PARTISI ve diğerleriyle bölüş, öyle gel” dermiş.Katılmıyorum. Kesinlikle bir birşeyler uydurur.Çünkü ben hayatımda onun civarı pratik uydurma söyleyen bir siyasetçi görmedim.Geçen zaman sözünden dönüp durduğu amaçlı “Tornistan Kemal” demiştim. Düşündüm ki bu lakap yetersiz: Dönmek yabancı, üfürmek yabancı…Hop diye uydurma Okumaya devam et “Kemal Beyefendi amaçlı uydurma ifade etmek ahlak problemi değil”

Evet, dünya tarzlarına müdahale edilmiştir

Evet, dünya tarzlarına müdahale edilmiştir

Şurada 8 senedir ülkeyi yönetim ediyoruz, kimin tavuğuna ‘kış’ dedik ya?.. Başka Bir Deyişle eğlenmekse, ne türlü eğleniyorsan eğleniyorsun. İstediğin benzeri yaşıyorsun, nerede, kime müdahale ettik?Hangi hayat şartını değiştirdik?”Ben de bir zamanlar onun benzeri düşünüyordum: “Kimseye müdahale edildiği filan yok… Peki, bu laflar nereden çıkıyor” diyordum bizzat kendime.Ancak şunu gördüm:Birisinin tavuğuna ‘kış’ dememek yetmiyor… Yabancı birisinin tavuğuna ‘gel bili bili’ dediğin anda, arzu eder istemez bir takım çıkarlara kaya koyuyorsun…Ben bunun için 2007’de kanaat oldum: Okumaya devam et “Evet, dünya tarzlarına müdahale edilmiştir”

Vicdanlı Kürt aydına TERÖR tehdidi: ‘Bizi eleştirirsen, ölürsün’

Vicdanlı Kürt aydına TERÖR tehdidi: ‘Bizi eleştirirsen, ölürsün’

Orhan Miroğlu yaşamı süresince Kürtlerin haklarını korunmuş bir aydın.Özellikle Türklerin okuması gerekli olan bir Kürt aydını…Niye Türklerin? Bir örnekle izah etmeye çalışayım:Tartışmaları takip etmişsinizdir…Nobel Edebiyat Hediyeyi sahibi Hint orijinli Trinidad’lı yazar V.S. Naipaul, “onur konuğu” olarak Avrupa Yazarlar Parlamentosu’na teşrif etmek üzere Ülkemiz’ye çağrı edilmişti.Bunun üst kısmına Hilmi Yavuz, “Sir” unvanlı Naipaul’un Müslümanlar ile ilgili ettiği hakaretamiz sözleri gündeme getirdi.Bu muydu onur davetlisi yapılmış olan kişi? Onla Beraber mı benzer masaya oturulacaktı?Naipaul tartışması devam ederken, yabancı bir açıdan da olsa, en enteresan yazılardan bir tanesini Orhan Miroğlu kaleme aldı. Okumaya devam et “Vicdanlı Kürt aydına TERÖR tehdidi: ‘Bizi eleştirirsen, ölürsün’”

Cumhuriyet mitingi mahaline ‘öğrenim gören’ olayı

Cumhuriyet mitingi mahaline ‘öğrenim gören’ olayı

Genel seçimler yalnızca 5 ay ardından yapılacağı amaçlı, bir sonraki aşama sancılı geçecek.
2007’de Cumhurbaşkanlığı ve evrensel tercih yaklaşırken de aynısı olmuştu, 12 Eylül 2010 referandumu yaklaşırken de…Kimlerin, kimleri, hangi yollarla harekete geçirdiğini biliyoruz.Mesela 2007’de milliyetçi çizgideki yayınlarda kocaman yükseliş olmuştu. Tüm kocaman kitapçılarda, Erdoğan’ı, Gül’ü, AKP’yi kötüleyen kitaplar öne çıkarılmıştı.Şimdi yeniden aynısı yapılıyor.2007’de kilosu Cumhuriyet mitinglerine verdikleri amaçlı talebeleri birçok kullanmamışlardı. Okumaya devam et “Cumhuriyet mitingi mahaline ‘öğrenim gören’ olayı”

Özgür Üniversite kalmadı

Özgür Üniversite kalmadı

Önce Boğaziçi Üniversitesi, sonrasında da Haber Üniversitesi, 2005’te Ermeni Konferansı sebebiyle ulusalcı-milliyetçi bombardımanının hedefi olmuştu.(Kısaca Ermeni Konferansı olarak bilinen etkinliğin tam ismi “İmparatorluğun Çöküş Çağında Osmanlı Ermenileri: Biyolojik Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları” idi. Hükümeti yıkmak talep eden Veli Küçükgiller ile Devlet kanadından Cemil Çiçekgillerin tam o noktada benzer ağızla konuşmaları manidardır!)O dönemde Haber ve Boğaziçi, “Burası üniversite, burada her birşey tartışılmalı” diyerek dik öğretime, “özgür üniversite” damganını vurmuşlardı.Ancak her geçen gün ikisi de değişti: Okumaya devam et “Özgür Üniversite kalmadı”

Demokratlar ve odak kayması

Demokratlar ve odak kayması

Ağırlıklı olarak Cumhuriyetçi Amerikalıların, Liberal Demokratları eleştirmek üzere kullandığı ‘liberal bias’ diye bir deyim vardır.Bu terimi, kabaca, ‘liberal önyargı’, ‘liberal yanlılık/tarafgirlik’ diye çevirebiliriz. Belli Bir Süre yorumlayarak, ‘liberal odak kayması’ ya da ‘liberal şaşılık’ da denebilir.Burada kastedilen, kısacası, liberal değerlere sahip bireylerin (başka bir deyişle ABD BIRLEŞIK DEVLETLERI tipi ‘light’ solcuların) hakikat yaşamda olup bitenleri, bizzat ideolojilerine yönelik eğip bükmeleridir. Gibi bir odak kayması Türkiye’deki demokrat entelektüeller aralarında da yaşanmakta.Temel itirazları şu: “Nasıl olabilir da artık basılmamış bir kitaba savcılar el koyar? Bu bir sansürdür, onay edilemez.” Okumaya devam et “Demokratlar ve odak kayması”

Anayasanızı kim hazırlasın

Anayasanızı kim hazırlasın

Önümüzdeki tercih bir sürü mühim, zira yalnızca Devlet belirlenmeyecek.Meclis yepyeni bir Anayasa yapacak.Anayasa inşa etmek deyince… TÜSİAD ve TESEV enbaşta olmak üzere farklı sivil topluluk kuruluşları, madde madde bir yazı yazmadılar şayet yepyeni Anayasa’ya ilişkili olarak bir takım “temel ilkeler” önerdiler.Bu çalışmalar ve teklifler tabiki bir sürü değerli.Ancak burada mühim bir “kayma” (“örtüşmeme”) yok mu? Şu Şekilde… Teklifleri, enbaşta Anayasa hukukçuları olmak üzere, bu tip konularda çok mesai harcamış, entelektüel kapasitesi dik kişiler hazırlıyor. Okumaya devam et “Anayasanızı kim hazırlasın”

Bürokratik güçler yumruklaşıyor dayağı MILLIYETÇI HAREKET PARTISI yiyor

Bürokratik güçler yumruklaşıyor dayağı MILLIYETÇI HAREKET PARTISI yiyor

Taraf gazetesine Ergenekon dokümanlarını kim verdi? Her biri dinamit tesiri yapan verileri Taraf’a birden çok sene süresince hangi odak ulaştırdı? Her Biri biliyor ki “oralarda” birileri var!Çünkü Türkiye’de terimin hakikat manasıyla “araştırmacı gazetecilik” yapılamaz. Devletin arşivindeki verilere, içeriden destek edilmediği müddetçe, hiçbir basın mensubu ulaşamaz.Ancak devletin içerisinde bulunan bir grup, öbür gruba karşın yürüttüğü maçtan galip çıkmak için bazı belgeleri basına sızdırır.Taraf’a piyasaya sızan belgeler… Hükümet ve askeriye içinde çeşitli düşünen odaklar meydana geldiğini apaçık meydana koydu. Okumaya devam et “Bürokratik güçler yumruklaşıyor dayağı MILLIYETÇI HAREKET PARTISI yiyor”

Parti listeleri: AK PARTI müstakil, CUMHURIYET HALK PARTISI eklektik

Parti listeleri: AK PARTI müstakil, CUMHURIYET HALK PARTISI eklektik

Partilerin adayları belirlendi. Kişiler üstünde tek tek durulabilir elbette:İhtimal verilmemesine nazaran, yer aldığı ilin üst sıralarında bulunan adaylar…Geçen seneler içerisinde partinin görüşleri doğrultusunda tavırlar almasına nazaran, idarenin teveccühünü kazanamayıp aşağı sıralara düşenler ya da hiç yer alamayanlar…AK PARTI’nin ve CUMHURIYET HALK PARTISI’nin listelerine şu şekilde kabaca baktığımda, birbirine zemin zemine ters iki yaklaşım görüyorum.AK PARTI’ninki tam bir önder listesi görünümünde:
Başbakan Erdoğan beraber çalışmaktan hoşnut meydana geldiği, performansını beğendiği, belli bir göreve getirmeyi Okumaya devam et “Parti listeleri: AK PARTI müstakil, CUMHURIYET HALK PARTISI eklektik”

Tarafsız Anayasa BDP’nin işine gelmez

Tarafsız Anayasa BDP’nin işine gelmez

Pratikte iç içe geçmiş olsa da, Kürt sorunu ile TERÖR probleminin “kavramsal” olarak birbirinden ayrılmasına itiraz eden kesimler var.Bunların en başında tabiki Kürt ulusalcıları geliyor: TERÖR, BDP, KCK ve öbür örgütlenmeler.Kendi güttükleri siyasetler tarafından, bu ayrımı yapmamakta, yapılmasına da karşı çıkmakta haklılar.Çünkü davranış bir bölüm Kürt vatandaşın gözündeki meşruiyetini o meseleden alıyor.Tam bu noktada normal ama enteresan bir vaziyet var:
Kürt ulusalcıları tarafından Kürt sorunu bir “gündem maddesi” değil! “Böyle bir sorun var mı” diye sorarsanız… Okumaya devam et “Tarafsız Anayasa BDP’nin işine gelmez”