Zülfü Livaneli’nin ‘Veda’ filmindeki en mühim hatası

Zülfü Livaneli’nin ‘Veda’ filmindeki en mühim hatası

Zülfü Livaneli’nin hem bir senaryosunu yazdığı, hem bir de yönettiği ‘Veda’ isimli filmini görmeden öncesinde basında çıkan tenkitlerin hiçbirini okumadım.Sadece dergi ve web sitelerindeki alakalı başlıklar arzu eder istemez gözüme çarptı; o kadar.Mustafa Kemal Atatürk konusunun beni özellikle ilgilendirdiğini de biliyorsunuz.Çünkü Kemalizm dediğimiz “otoriter ideoloji”, Atatürk’ün hayatının belli bir yorumuna dayanıyor.Ben özellikle otoriterliği sebebinden Kemalizm’e karşın olduğum amaçlı de Atatürk ile yakından ilgiliyim.’Veda’ beni şaşırttı. Zira bildik klişelerle dolu bir Atatürk yüceltmesi bekliyordum. Şayet gördüm ki Veda’nın birincil problemi

siyasi/ideolojik açısında yatmıyor.
Veda’yı berbat bir film yapan birşey, Atatürk’ü abartması, tenkit edilecek taraflarını göz ardı edip Mustafa Kemal’i insanüstü bir figür olarak göstermesi değil.Veda’da bir sürü basit bir eksiklik var: “Öyküleme”.Çocukluk dostu ve yaveri Salih Bozok’un gözüyle Atatürk’ün anlatılması, filme öykülemeyi katmıyor.”Öyküleme” yabancı bir şeydir.Hiçbir kitap ya da film, bir yaşamı baştan sona anlatamaz.Çünkü bu şekilde bir gayret, milyonlarca sayfa içerik, binlerce zaman sürecek film demektir ki bunu uygulamak kolay olarak muhtemel değildir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir