Tatilde yağmur istemiyoruz

Tatilde yağmur istemiyoruz

Yaz ortasında bahçede, terasta, havuz en başında evleneceklerin tam da o gece berekete tutulması civarı olmasa da, ona yakın seçim edilmezlikte bir yabancı hal de bu şiddette yağmurla seyahatteyken karşılaşmak…Geçen hafta iş amaçlı üç günlüğüne gittiğimiz Berlin’e ayak basmadan öncesinde gökyüzü vaziyetini biliyorduk. 20 derece dolaylarında başka bir deyişle İstanbul’a yönelik çok serindi. Yağmur olasılığı de dik görünüyordu.Pazartesi sabahı uçaktan indiğimizde pırıl pırıl bir gökyüzü karşıladı oysa bizi. Hem Bir aydınlık hem bir ılık… Aralardaki küçük tefek çiselemeleri ve ahmakıslatanları saymazsak, iki zaman süresince da bir sürü canımızı sıkmadı. Ama çarşamba bugünü, of!

Şehrin en merkezi otellerinden Kempinski Bristol’de kalıyorduk. Dönmeden almak istediğim bir çay amaçlı KaDeWe’nin gurme katına gitmek niyetindeydim. Ama erken kalktım ki, gök delinmiş.
Yeme-içme sevdası insana neler yaptırıyor! O yağmurlu, kasvetli, gıpgri Berlin sabahında bana resepsiyondan ödünç şemsiye aldırdı, hemen ardından da ayağımda parmak araları ve elimde o büyük zor şemsiyeyle otelden Ka- DeWe’ye civarı yürüttü ya, pes!Aslında atla deve yol değil, ama yağmurda su birikintileriyle, başka şemsiyelilerle ve tamiri bitmemiş yollardaki mayınlarla boğuşmak, insanı tempolu yürüyüşten pek yoruyor.Yine de Berlin amaçlı berbat gökyüzü sürpriz değil. Ama işte bari temmuzda birey birazcık imtiyaz istiyor!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir