Kontrataklara aman dikkat

Kontrataklara aman dikkat

Bu zaaf amaçlı genelleme yapılır mı, bu tartışılır. Neticede Beşiktaş, Lokomotiv Moskova ile iç alan maçı oynayacak. Elbette ki ara ara koruma mananında rizikolar alacaktır. Fakat Kasımpaşa mücadeleninde Beşiktaş, daima geriden gelip oynadı. Lokomotiv Moskova maçına baktığımızda ise ek olarak kontrollü futbol ve bu skorun oluşmadığı bir yatıştırmaya bekliyorum. Başka Bir Deyişle 3-3’lük skorun belli bir süre geriden gelip oynamasından kaynaklandığını tahmin ediyorum. Okumaya devam et “Kontrataklara aman dikkat”

Fransa öncesi mühim ipuçları

Fransa öncesi mühim ipuçları

Hazırlık karşılaşması olarak baktığımızda muhtemel 11ler amaçlı farklı denemeler olacaktır. Ama elbette ki kadrodaki en kökten hüküm Mehmet Topal’ın stoper oynamasıydı. Fatih Hoca’ya bu kararı verdiren de öbür stoperlerin şu anki durumlarıydı. Serdar Aziz’in sakatlığı ve Semih Kaya’nın formsuzluğu Topal’ın stopere çekilmesine ne amaçla oluyor. Avrupa Şampiyonası’nda bu şekilde mi olacak bunu ilerleyen vakitlerde göreceğiz. Ama Mehmet Topal stoperde hiç de berbat performans sergilemedi. O civarı profesyonel oyuncu ki nerede oynatsanız randıman alıyorsunuz. Okumaya devam et “Fransa öncesi mühim ipuçları”

Beşiktaş amaçlı alışılmadık tablo

Beşiktaş amaçlı alışılmadık tablo

5 zaman içerisinde edinilen 2 kaybetme Beşiktaş’ın bir sürü içinde bulunduğu bir birşey değil. Geçen Zaman akşam Karabük’te oynanan oyunu teknik bağlamda çözümleme edecek olursak, kısacası koşunun kaliteyi yendiğini söyleyebilirim. Karabükspor o civarı koşuya ve mücadele vermeye çevirdi ki oyunu, 90 dk tamamıyla ev sahibinin istendiği benzeri oynandı. Başka Bir Deyişle maharet, kalite ve pas değil, mücadele ve koşu kazandı. Esasen Karabükspor’un tasarısı da buydu. Quaresma, Talisca, Babel tam da bu sebeple tesirsiz kaldı. Oyunun hiçbir kısmında Okumaya devam et “Beşiktaş amaçlı alışılmadık tablo”

Oyunun doğrusu

Oyunun doğrusu

Çok çeşitli iki Beşiktaş seyrettik… Birincisinde ortada alanda hücum organizasyonu planlamasında Gökhan İnler’in uzunca paslarla oyun kurulumu passız Beşiktaş oyunun getirdi. O makam başka bir söylemle Oğuzhan mevkisi pasifize oluyor. Ve mesafeler açılıp hücum etmek zorunda olan Beşiktaş dağınık bir imaj verdi. Başka Bir Söylemle geçen yılki Beşiktaş oyunu ile bilhassa hücum organizasyonu bu önce yarısı birbirinden bir sürü farklıydı. Ya da bir farklı söylemle bu fark Atiba’nın yakınında Oğuzhan ile Gökhan İnler’in oynaması arasındaki fark idi. Bu da Galatasaray’ın işine yaradı. Defanstan hızlı, bir sürü pratik paslarla çıktılar ve oyun sakinliği de Galatasaray’da olunca tüm talep ettikleri işleri yapabildi. Okumaya devam et “Oyunun doğrusu”

1-0 mantığı bize yaradı

1-0 mantığı bize yaradı

Evet, Ukrayna karşılaşmasına yönelik 11’de çeşitli adlar vardı. Kaan, Nuri, Oğuzhan benzeri… Cesur diyebileceğimiz oyuncu seçimleri şunlar… Oyunun genelini değerlendirirsek ise iki takımın da birbirine sürprizi yoktu diyebiliriz. Beklendiği benzeri oynadılar, ta ki gole civarı… Bir Sürü balansta bir oyun gördük. Esasında kısacası tipik bir 1-0 maçıydı. 1-0 mantığındaki bu ciddi maçı meydan yön biz olduk. Tamamıyla bir denge oyunuydu. Ukrayna mücadeleninden daha mı iyiydik? Elbette ki bir sürü daha iyiydik. Sadece skor değil, oyun olarak da bir evvelki maçın bir sürü önündeydik diyebiliriz. Okumaya devam et “1-0 mantığı bize yaradı”

Alternatif bir oyun şart

Alternatif bir oyun şart

İlk 15 dk aradığı benzeri oyuna hakim meydana gelen bir Beşiktaş vardı. 19. dakikada kazandığı penaltı ve Oğuzhan’la bunu kaçırması kırılma noktası oluyor. Son 3 resmi mücadelede kullandığı penaltıyı kaçırmış bir Oğuzhan istatistiği var. Ardından yalnızca Oğuzhan’ın değil takımın da kafası kaçan penaltıda kaldı. Oyunun kapsamlı meydanda oynanmaya başlaması, ortada sahaların hızlı geçilip gel-gite dönülmesi, Göztepe’nin aradığı oyunun resmiydi.Beşiktaş, 2. yarının başlangıcıyla geriye düşüşünden sonra ne reaksiyon gösterebildi ne oyunu bir daha eline alabildi. Okumaya devam et “Alternatif bir oyun şart”

Anlamak bir sürü zor

Anlamak bir sürü zor

Ve bunu da 10 birey kalmasına nazaran önde kapattığı bir ilk yarıyla gördük. Evet doğru Beşiktaş’ın daha çok net pozisyona girdiğini gördük ama sonuç Fenerbahçe lehine oldu. 4 gün daha önce çeşitli olarak iki takım bir gün önce daha farklı 11’lerle sahadaydı. Kadro farkı elbette ki etkilemiştir ama bu fark ilk yarıda Fenerbahçe lehine oldu.İkinci yarıya oynanan futboldan ziyade meydana gelen anlamsız gerginlik damgasını vurdu.Beşiktaş’ın skor olarak geride olmasına nazaran 2. yarı bir sürü çeşitli olacağını düşündü herkes.
Ama gelgelelim 4 gün öncesinde derbide süper oynayan, iki golle yıldızlaşan Quaresma’nın anlamsız, lüzumsuz sinir Okumaya devam et “Anlamak bir sürü zor”

İŞKOLİK AVUKAT BABA

İŞKOLİK AVUKAT BABA

Aileden elimizde olan tek birey, baba Necdet Sağocak, Kahramanmaraş’ın meşhur avukatlarından. Briç ustası. “Her konuda fikri sorulan, sağcının da solcunun da danışmak amaçlı kapısını çaldığı, Sokrates benzeri erkek…” Kahramanmaraş Baro Başkanı Yazı Doğan, ‘İşkolik ve devamlı araştıran bir avukat’ diyor. Hürriyet’ten Gülden Aydın’ın ‘Hiç ağlamadım’ başlığı, ruh sıhhatine konusunda şüpheler uyandırsa da, bu vahamette bir olaydan ardından kimde ne sağlığı arayacağız? Benzer bürosu paylaştığı avukat Emine Ağaoğlu “Olur mu öyle şey!” diyor: “Hüngür Okumaya devam et “İŞKOLİK AVUKAT BABA”

UZUN BACAKLAR NİKAHLI KOCALARA SARMAŞIK

UZUN BACAKLAR NİKAHLI KOCALARA SARMAŞIK

Tamam, evrensel bir isimleri vardı ama üçlünün bizzat içerisinde bir skalası da vardı. O önce senelerde, içlerinde en bir sürü izleyen Eda Taşpınar’dı. O bir karakterdi. Ne civarı zırva da olsa giydikleri, garip bir biçimde yakışıyordu. Deniz Berdan hem bir palyaçolaşmaya ek olarak teşneydi hem bir de kızıyla verdiği pozlarda bir korku filmi setinden sesleniyor gibiydi. Ivana Katı ise, Balkan esanslı rastgele bir alımlı, sarışın podyum güzeliydi. Yazlar yazları kovaladı. 2009 sonbaharında kopan kıyametten hemen sonrasında magazin dünyasında koltuk almayacağını beyan edince Eda Taşpınar, köhnemiş bu ikoncanlık müessesesinin son helvasını kavururuz diye heveslenmişken, hayır, Okumaya devam et “UZUN BACAKLAR NİKAHLI KOCALARA SARMAŞIK”

Kim bu Mica Ertegün

Kim bu Mica Ertegün

İtiş kakışlı, olağan, çapsız gündeme ölçüt kattı. Perşembeye, prestij. Müzik endüstrisinin en mühim adamlarından rahmetli Ahmet Ertegün’ün eşi Mica Ertegün, Oxford Üniversitesi’ne 26 milyon pound’u aşan (72 küsur milyon TL) bağışta yer almıştı. Yeryüzünde ‘beşeri bilimler’ kapsamında tarihe geçtiğimiz bir destekti bu. Oxford geçmişinde dengi yoktu. Lafın gelişi değil, okulun rektörü Lord Patten bunun, 900 senelik tarihleri süresince beşeri bilimler dalında aldıkları en eli açık dayanak olduğunu ifade etti. ‘Mica ve Ahmet Ertegün Beşeri Bilimler Lisansüstü Eğitim Burs Programı’na, edebiyat, tarih, müzik, arkeoloji, zanaat tarihi, Asya ya da Ortadoğu araştırmaları benzeri Okumaya devam et “Kim bu Mica Ertegün”