Her süre bütün yükü bayanlar çekiyor

Her süre bütün yükü bayanlar çekiyor

Artık konuyu bilmeyen yok.
Eşi Kaan Tangöze, kendisini Kıvılcım Ural ile aldattı, o da boşanmak zorunda kaldı.
Evliliğini, yuvasını kurtarmaya bir sürü çalıştı ama olmadı.
Şimdi de Elit, iki çocuğuyla ayakta kalmaya çalışıyor.
Elit’i görünce, kocaman bir enkazın altından kalkmış bir insana sorar benzeri, “Nasılsın, ek olarak sıkı misin?”dedim.
Elit, “Çok zor, halen zorlanıyorum ama üstesinden geliyorum, alışmaya çalışıyorum. Hiç zor yaşadıklarım. Süre süre sorun içindeyim”dedi.
Gözleri doldu. Üzgünüm o dolan gözleri fakat bir kadın bu civarı yürekten anlayabilir. İçim parçalandı.
Sevdiği adamdan terk etmek zorunda olan bir kadın vardı karşımda. Okumaya devam et “Her süre bütün yükü bayanlar çekiyor”

Oya Aydoğan’a dua etmek gerek

Oya Aydoğan’a dua etmek gerek

Oya Aydoğan’ın farklı seveni varmış. İnsanlar “Hiç bu civarı sevdiğimi bilmiyordum”diyorlar. Ben de en basit boşlukta hastaneye koşuyorum. Erkek Çocuğu Gurur’a dayanak olmak, Oya Abla’ya dua edip harika enerji sunmak amaçlı. Benim Düşünceme Göre herkesin şu anda bunu yapması gerekmektedir. Onu tanıhemen yan, seven arkadaşları, negatif yorumlara kulak asmamalı. En yakın sürede sıhhatine kavuşsun diye onun amaçlı dua etmeli. Ama onu tanıhemen yan, onla beraber personel biri olarak bunu bir sürü tam olarak söyleyebilirim ki Oya Aydoğan duyarlı, üzülen, sinsi olmayan hayat tatlısı bir bahemen yan. Benim Düşünceme Göre şu an Oya Aydoğan’ın harika enerjiye ve duaya gereksinimi var.
SON günlerde herkesin dilinde bir ‘gıybet’ kelimesidir gidiyor. Hem toplumsal basında aynı sürede ekranlarda Okumaya devam et “Oya Aydoğan’a dua etmek gerek”

Yabancı bir erkek bana ne türlü dokunabilir

Yabancı bir erkek bana ne türlü dokunabilir

Dünyaca populer model Gigi Hadid, İtalya’daki Milano Trend Haftası alanında tertip eden defile sonrasında kardeşi Bella Hadid’le arabalarına yürürken bir erkek aracılığıyla tacize uğruyor.
Ve Gigi Hadid ne yapıyor?
Anında reaksiyon veriyor. Bağırıyor, dirseğiyle adama vuruyor. Kendini kurtarmaya çalışıyor.
45 kiloluk incecik, sıska benzeri gözüken bayan anında kaplan kesiliyor.
Ve sonrasında da “Yabancı bir erkek bana ne türlü dokunabilir!”diye reaksiyon vererek korumalarına “Hemen bulun o adamı”diyor.
Dünyanın neresinde olursa olsun taciz hiçbir zaman affedilecek bir birşey değil.
Ve taciz eden herkesi de cezalandırmak gerekli.
Modellerin, dansçıların her çeşitli tacize, teklife evet diyeceğini zanneden çok birey var yeryüzünde.
Ama inanın öyle değil.
Türkiye’de ve yeryüzünde gece yaşamında pekçok dansçı var. Okumaya devam et “Yabancı bir erkek bana ne türlü dokunabilir”

Aman kocam kızıyor, öpmeyin

Aman kocam kızıyor, öpmeyin

Seçkin Piriler, eskiyen eşi Kaan Tangöze ile ilgili, “Ah yandım, bittim, öldüm” stilinde bilgilendirmeler inşa etti. Elit izah yaptıkça, haklıyken haksız hale düşmeye devam etmektedir. Zira hiç durmadan konuşuyor. O konuştukça da öbür kadın, başka bir deyişle ayrılığa gerek meydana gelen Kıvılcım Ural meydana çıkıp bir izah inşa ediyor.
Kadınların vaziyetine bakar mısın? Bir erkek amaçlı. Tam da buraya Yıldız Tilbe’den “İki kadın bir adam”şarkısı gelsin lütfen.
Korkunç, olacak iş değil, hakikaten olacak iş değil. Elit evvelki zaman, “Aldatılmak ölümden beter. Bazen Kaan’ın kokusunu özlüyorum. Haneye morluklar içerisinde gelirdi”diye konuştu, 2 saat ardından Kıvılcım Ural çıktı meydana, “Evleniyoruz” izahı inşa etti. Okumaya devam et “Aman kocam kızıyor, öpmeyin”

Geleceğin starları Cem, Derya ve Edis’le 24 saat

Geleceğin starları Cem, Derya ve Edis’le 24 saat

DERYA Uluğ, Cem Belevi ve Edis’in cumartesi gecesi Almanya Aachen’da aynı sahneyi paylaşacaklarını duyunca düştüm yöntemlere. İstanbul’da da buluşabilirdik. O civarı uzağa gitmeme sebep yoktu. Fakat hani devamlı 90’ları anlatıyoruz ya. “90’larda magazin, zanaat dünyası, sanatçılar, gazetecilik bir sürü farklıydı”diyoruz ya. İşte o aşama populer isimlerle ülke ülke, şehir şehir dolaşır, harika ve daimi haberlere imzasını atardık. Ben de geleceğin starlarıyla dolu dolu bir 24 saat geçirmek amaçlı düştüm yöntemlere.
Üçü de laf yazıp beste inşa ediyor. “Hazır ezgi alıp yorumlayalım”demiyorlar. Üretiyorlar, çalışıyorlar, çabalıyorlar. Benim Düşünceme Göre tek dezavantajları toplumsal basın dünyasında hayatını sürdürmek. Başka Bir Deyişle “Kaç albüm sattın?”değil, “Kaç tık aldın?”muhabbeti var. Hacker’ın tek tuşla yapacağı tık’ların içinde haklarıyla var olmaya çalışıyorlar. Okumaya devam et “Geleceğin starları Cem, Derya ve Edis’le 24 saat”

Bizim törenleri ‘ego’ yönetiyor

Bizim törenleri ‘ego’ yönetiyor

Fakat törenler ile ilgili anında şunu tam olarak bir biçimde söyleyebilirim ki bizde hediye merasimi esasen olmaz. Çoğalış düzenlemeyin benim düşünceme göre. Hem kendinizi hem bizi kandırmayın. Törenleri düzenleyenler de bu işi bilmiyor, hediye almaya gelenler de. Zira bizim törenlerin başı kahramanı ‘ego’! Hem düzenleyenlerde aynı zamanda hediye alanlarda ego yüksek miktarda şuanki. Ülkede pekçok birşey tamamlandı esasen hediye törenleri de bitse kimse farklılık etmeyecek benzeri. En son 59’uncusu tertip eden Grammy Hediye Merasimi’ni hep beraber izleyüksek. Şu Şekilde biz göz atalım.
Bizde o şovu yapacak Beyonce benzeri bir populer yok…
Adele benzeri bir populer de yok. Ödülleri toplayacak şayet halen Beyonce diyecek. Beyonce’yi övecek, alkışlayacak.
Bizde aday yok. Düşünün ki bütün adaylar aynı zamanda salonda bulunacak ve hediye aldığını o anda öğrenecek.
Bizde bir Katy Perry yok. Bir Rihanna yok. Başka Bir Deyişle Katy ezgi söylerken Rihanna havalara zıplayıp Okumaya devam et “Bizim törenleri ‘ego’ yönetiyor”

O parmak

O parmak

Türk sporu nihayetinde kurtuldu…Galatasaray-Fenerbahçe mücadeleninde gözlere sokar bunun açısından benzer çıkardığı parmağıyla gündeme oturan Ayşe Demet Karabulut, ülkede esen hooliganizm dehşetinin reisi olarak yakalandı. Henüz her biri pür neşe. Statlarda, salonlarda pkk sona erdi. Fenerbahçe deşarj oldu, Galatasaray deşarj oldu. Üstelik Beşiktaş’ta. Üstelik Basketbol, voleybol ve futbol federasyonları da. Bu listeye medyamızı da eklememiz gerekmektedir. Henüz hiçbir birşey eskisi bunun açısından benzer olmayacak. Bunun Açısından golf, Amerikan futbolu ve motor sporlarını da ekleyin. Oysaki tribünlerimizin her mücadelede neandertal haline dönmesinin tek nedeni bu kadınmış. Dehşet henüz sona ermiştir. Çocuklar da maça huzurlu rahat gidebilir bundan şöyle.
Tribün rezilliğimiz bir alem. Ama bu rezillikten kurtulmak açısından uygulanan çınpınmalar ise rezilliğin rezilliği. Galatasaray’ın bildirisini herhalde okumuşsunuzdur. Bugüne dek çıkan vakalar ardından uygulanan en değersiz ve en tribüne oynayan izah olarak tarihe geçti. O uzun yazıyı kim yazdıysa ellerine sıhhat. Tam bir Okumaya devam et “O parmak”

Bu karşılaşmayı yalanlayın

Bu karşılaşmayı yalanlayın

FENERBAHÇE’nin resmi web sitesinden şu şekilde bir içerik bekliyorum: “Bu yatıştırmaya uydurmadır. Kasımpaşa önünde oynayan futbolcularımız hakikat dışıdır. Bu futbola itibar etmeyiniz. Onlar Fenerbahçe değil.”
Tabii ki Fenerbahçe bu şekilde bir birşey yapmaz. Ama dünkü futbolun izahı ne türlü ifade edilecek onu heyecan ediyorum. Herkese azap verici bu suskunluk içerisinde oynanan karşılaşmanın tümünde Kasımpaşalı futbolcuların sesinden yabancı bir birşey duyulmadı. Acaba yatıştırmaya süresince Fenerbahçeli futbolcuların sesini hiç duydunuz mu? Ben duymadım. Izleyici olmayınca o sesler bir sürü net geliyor. Bu neyi gösteriyor biliyor musunuz? İsteksiz, tesirsiz, duyarsız olmayı gösteriyor. Heyecan yok, kazanma azmi hiç yok. Coşkudan uzak ve ilginçtir, galibiyeti değil yenilgiyi arzulayan kimi görüntüsündeydi Fenerbahçe. Elbette ki berbat günler olacak. Elbette ki berbat oynayacaksınız. Ama bu civarı umursamaz oynadığınız süre, o formayı transfer hakkı ortadan kayboluyor Fenerbahçeli futbolcuların. Bu ligin en ihtiyar oyuncularından Cenk İşler topu 100 metre götürüp gol atıyorsa, varın siz düşünün Fenerbahçeli oyuncuların halini. Okumaya devam et “Bu karşılaşmayı yalanlayın”

Önce Semih ardından Terim

Önce Semih ardından Terim

Şampiyonlar Ligi’nde önce 16’ya kalarak kocaman bir muvaffakiyet ele geçirdi. Bir defa ek olarak şana, şöhrete ve paraya erişti. Bu Şekilde bir ligde bir Türk takımını önce 16’da rastlamak futbolumuz yerine her biri amaçlı kocaman bir mutlu olmak olmalı. Esasında geçen gün gecenin son derece pratik olacağını düşünüyordum. Galatasaray’ın yenilme ihtimalinin var olmadığını ve en ehemmiyetlisi Manchester United’ın Cluj benzeri bir takıma mağlubiyet talihinin sıfır meydana geldiğini ihtimal ediyordum. Galatasaray taraftarının ve bizlerin ömürlerinden 5 sene gideceği bir karşılaşmayı asla
hayal etmiyordum.
Ama öyle oluyor. 5 sene gitti. Hatta son saniyelerde heyecandan ateş gibi çayı dahi yalnışlıkla su diye içip cayır cayır yandım. Fakat hiç kimsenin aklına Galatasaray’ın önce yarıda bu civarı berbat oynayacağı gelmemişti. Melo, Eboue, Hamilli istihbarat teşkilatı, Selçuk, Elmander, Burak ve Riera’nın normal olmayan berbat futbolları önce Okumaya devam et “Önce Semih ardından Terim”

Kalite ve deneyim farkı

Kalite ve deneyim farkı

O CIVARı zor ve stresli bir yatıştırmaya oynayıp, o civarı uzunca bir sokak gelip Sivas benzeri bir deplasmandan üç nokta almak öyle birçok de pratik bir iş olmasa sebep. Kocaman takımların elindeki kadro zenginliği işte bugünlerde işe bir sürü yarıyor. Örneğin; Yekta, Braga’da oynamadı ama Sivas’ta alana çıktı ve takımın en iyilerinden biri oluyor. Umut, Braga’da bir sürü az koltuk aldı ve Sivas’ta mücadelenin kahramanıydı. Burak’ın yorgun meydana geldiğini bilerek oynadı, o sebeple o civarı bir sürü koşu inşa etti. Bu adlara Amrabat’ı da ekleyebiliriz. Ama elbet ki Hakan Balta amaçlı benzer methiyeleri yazmak olası değil. Riera ile Hakan Balta’yı üçle çarpsanız bir adet sol bek çıkaramazsınız. O bölgedeki tehlike çoğalış açık seçik belli. Geçen Zaman Sivas’ın önce yarıda yakaladığı bütün gol anları daima Hakan’ın bölgesindendi. Galatasaray sanıyorum 2. yarıda şunun farkına vardı; şayet önce yarıdaki benzeri top kaybı yaşarsan gol yiyecek kaçınılmaz oluyor. Ve her mücadelede bu Galatasaray’ın başına Okumaya devam et “Kalite ve deneyim farkı”