GÖKYÜZÜNÜN İKİ BELÂLISI

GÖKYÜZÜNÜN İKİ BELÂLISI

Ama, semanda ondan ek olarak uğursuz bir “seyyare”, başka bir deyişle gezegen mevcuttu: “Zuhal”, başka bir deyişle Satürn!.. Araplar’ın “Mirrîh”, bizim de zamanında “Merih” dediğimiz Mars yahut Behram, Zuhal ile birlikte semanın 2 uğursuzu hâline geldi; Mars’a “Küçük Uğursuz”, Zuhal’e de “Büyük Uğursuz”dendi ve “ilm-i nücum”a başka bir deyişle yıldız falına yönelik ikisi benzer çizgide yer aldığı anda dünyaya gelmiş olanın kaderi de o kadar felâketlerle dolu olurdu ki, Allah korusun!
Eskiler kızıl gezegen amaçlı ek olarak neler uydurmuşlardı, neler… Askerlerin ve savaşçıların şansi Mars’a bağlıydı, salı bugünü ondan etkilenirdi ve her salı bu sebeple uğursuzdu, kızıl gezegenin cumartesi geceleri fena işler yapması mümkündü ve dolayısıyla temkinli olmak lâzımdı. Bakır ile üçüncü diyârın ikliminin, koku alma duygusunun, insanoğlunun toprağı kazma Okumaya devam et “GÖKYÜZÜNÜN İKİ BELÂLISI”

Kaybeden çan takıp oynamaz, abartmayın, asap bozmayın

Kaybeden çan takıp oynamaz, abartmayın, asap bozmayın

DAĞDAN inen PKK’lılara yapılmış olan karşılama, Ülkemiz’de pekçok kişiyi huzursuz etti.
Zannedersiniz ki, kocaman bir marifet yapmış geriye dönüyorlar.
Bakın dostlar, şunu anında saptama edelim.
PKK olarak bilinen kanlı teşkilat, Ülkemiz’de her çeşitli etnisiteden 40 bine yakın insanın yaşamına eşya olmuştur. Bunların kocaman kısmı Kürt yurttaşlarımızdır.
Bu teşkilat kanlı bir süreçten hemen ardından “SAVAŞI KAYBETMİŞTİR”.
Evet kocaman harflerle yazıyorum, “SAVAŞI KAYBETMİŞTİR”.
Mağlup bir örgüttür.
Elebaşı meydana gelen birey şu anda Ülkemiz Cumhuriyeti Devleti’nin hapishanesindedir.
Halen yaşamda olması, Ülkemiz Cumhuriyeti Devleti’nin büyüklüğündendir. Dağdan inenlere “kucak açmasına” ne sebeple meydana gelen da Ülkemiz Cumhuriyeti’nin bu büyüklüğüdür. Okumaya devam et “Kaybeden çan takıp oynamaz, abartmayın, asap bozmayın”

Ülkemiz’de fotoğraf alim de kalmamış

Ülkemiz’de fotoğraf alim de kalmamış

Bahar geldi ya, geçtiğimiz hafta hanedeki mahzende temizlik, ek olarak doğrusu asallı bir tasfiye yapayım dedim…
Aile büyüklerinden kalma eşyalarla ve benim yıllar süresince “Günün birinde bir işe yararlar”diye tıkıştırdıklarımla lebâlep dolu bir mahzen… Adım atacak koltuk kalmamıştı, sandalyesinden sehpasına, tenceresinden eskiyen zamanların teldolabına hayat civarı eşyayı toparladım, işine yarayacak olanlara dağıttım ve çok bir koltuk açıldı.
O arada, bir köşeden yağlıboya 2 tablo çıktı: Bir görüntü ile çocuk bir adam modelin resmedildiği bir öbür tablo… Okumaya devam et “Ülkemiz’de fotoğraf alim de kalmamış”

Zaman akmıyor sanki

Zaman akmıyor sanki

PKK önce kurulduğunda herhalde lise talebesiydim. Ismini duyduğum zaman, “Bu da nereden çıktı. DHKD var, KAWA var. PKK neyin nesidir?”diye düşünmüştüm. O zamanlar PKK diye de bilinmezdi teşkilat. “Apocular” ya da “Mekaplılar”denirdi.
İlk kanlı eylemini yaptığında gazeteciliğe yepyeni başlamıştım.
1990’larda Güneydoğu’da çok muhabirlik yaptım. Teşkilatı yakından tanıdım.
Devletin, ek olarak doğrusu devletin bu işi ihale ettiği askerin onlarla ne türlü çarpıştığını takip ettim. Hatırladıkça halen gözlerim yaşararak. Aradan 30 seneyi aşkın zaman geçti. 27 seneyi kanla dolu.
Dün Cumhurbaşkanımız, Güvenlik Zirvesi’ni topladıktan ek olarak sonra yapılmış olan izahları görünce, bu 27 seneyi düşündüm.
Acaba bu konuyla alakalı şimdiye civarı söylenmedik laf kaldı mı diye.
İşte 17 senelik bir dergi kupürü. Sabah’ın 27 Mayıs 1993 günkü nüshası.
“Mehmetçik kurbanlık koyun değildir”diyor başlığında. Okumaya devam et “Zaman akmıyor sanki”

Musul petrollerinin İngiliz istihbaratından Ankara’ya ve Halife ile hanedana uzanan ve korku filmini andıran esrarengiz macerası

Musul petrollerinin İngiliz istihbaratından Ankara’ya ve Halife ile hanedana uzanan ve korku filmini andıran esrarengiz macerası

Türkiye ile dünyanın gündeminde haftalardan buyana Musul sorunu var ve Musul’daki pkk’lı unsurların temizlenmesinin yanısıra bölgedeki zengin yakıt yataklarının geleceği tartışılıyor şayet konuyu alim yahut bilmeyen her kafadan bir ses çıkıyor. Okuyacağınız bu içerik, Musul üstünde 1920’lerde başlayan bir yabancı maçın şimdiye civarı birçok meçhul öyküsünün özetidir.
HAFTALARDAN buyana Musul ve açıkça söylenmese bile Musul petrollerinin geleceği tartışılıyor, Musul sevdamız yine gündeme geliyor ve tüm şunlar olurken alim yahut bilmeyen herkesten meydana birbirinden tamamıyla başka fikirler ile veriler saçılıyor! Buzaman, Musul petrolleri ile ilgili şimdiye civarı üstünde birçok durulmamış meydana gelen “belgeli” bir macerayı anlatacağım… Okumaya devam et “Musul petrollerinin İngiliz istihbaratından Ankara’ya ve Halife ile hanedana uzanan ve korku filmini andıran esrarengiz macerası”

Çözüm amaçlı PKK’ya sebep yok

Çözüm amaçlı PKK’ya sebep yok

PKK’nın dağdan indirilmesi dair “Akil adam” olarak adı geçiyordu.
Bunu konuştuk.
“Devletin bu konuyla alakalı çalışması olursa ve şayet istek edilirse tabiki ki, her çeşitli katkıyı sağlarım. Fikirlerimi söylerim. Ama pkk teşkilatıyla bir masaya oturmak, onlarla arabuluculuk uygulamak benim açımdan olacak birşey değildir. Düşünülemez bile”diye konuştu.
Türkmen’e yönelik Kürt probleminin çözümü ile PKK mevzusunu birbirinden tam olarak olarak bölmek sebep.
Genelkurmay Başkanı’nın nihai izahlarından yola çıkarak Cumhurbaşkanı’nın haklı olabileceğini ve çözüme çok yakın olabileceğimizi düşünüyor Türkmen.
Ancak, çözüm amaçlı ille de pkk teşkilatıyla pazarlık yapılmasından, pkk teşkilatının düşüncesinin alınmasından yana değil.
“Siz önlemleri alır, gerekeni yaparsınız. Bunun amaçlı ille de pkk teşkilatına sormanız gerekmez”diyor.
“Peki onları ne türlü dağdan indireceğiz”diye meselece “İnmesinler. Yepyeni katılım biterse, onlar da dağda yaşlanırlar. Öyle biter”diye düşünüyor.
“Yıllar sürer”diyorum. Okumaya devam et “Çözüm amaçlı PKK’ya sebep yok”

Padişahlar şarap içerdi

Padişahlar şarap içerdi

SARAYDA alkol içilmesi kavgasında geçen gün “Mal sahipleri de içerdi” diyerek Osmanlı padişahlarının Topkapı Sarayı’nda alkol içtiklerini yazınca ben de bir çeşit “tahrik” vesilesi olmuşum. Çok bir kısa mesaj geldi. “Sen nereden biliyorsun padişahların içtiğini” diye. Biliyorum.
Aslında siz de biliyorsunuz şayet söylemeye yüreğiniz yetmiyor.
Padişahlar bal benzeri alkol içerdi.
Bana inanmıyorsanız belgelere inanacaksınız.
Topkapı Sarayı arşivleri öyle ayrıntılı ve öyle sıkı korunmuştur ki, inanamazsınız.
2. Mehmed’den başlayarak sarayda yapılmış olan bütün hükümet harcamalarının ve bütün özel harcamaların vesikalari halen saraydadır.
Maliye sistemi o civarı güçlüydü ki, tek kuruş sekmez, her harcanan kuruşun hesabı tutulur ve sorulurdu.
Öyle ki, saray amaçlı alışverişe giden bireylerin yöntemde dilenciye verdiği kuruş dahi kayda geçirilirdi.
Padişahların özel harcamalarının hesapları da tutulmuş ve korunmuştur. Okumaya devam et “Padişahlar şarap içerdi”

Kılıçdaroğlu sınıra gidecek

Kılıçdaroğlu sınıra gidecek

Hani günlerdir tartıştığımız resmin, başka bir deyişle mevzide çömelmiş Başbakan ve Genelkurmay Başkanı’nı gösteren resmin çekildiği hudut karakolumuz var ya!
Son saldırıda 8 evladımızı şehit verdiğimiz karakol.
CHP Evrensel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bir şehit cenazesinde karşılaştığı Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’a, “Ben de o hudut karakollarını rastlamak, askerlerimize teşekkür etmek istiyorum”demiş.
Genelkurmay Başkanı da “Elbette, ne sebeple olmasın. Askerlerimiz çok sevinçli olabilir. Sizlere anında bir yazılım yapalım. Gidin görün” cevabını vermiş. Kılıçdaroğlu’nun hudut karakollarına yapacağı gezinin tarihi artık tam olarak değil. En azından resmen açıklanmadı. Okumaya devam et “Kılıçdaroğlu sınıra gidecek”

Bilmezkişiler

Bilmezkişiler

2007 senesinde bir kadın, kızıyla birlikte sokakta yürürken, minik kız üstünde kartonla örtülmüş açık bir rögardan içeri düşmüş ve yaşamını kaybetmişti.
Büyük bir acıydı ve elbette kocaman bir rezaletti.
Olayın davası 2 yıl sürdü.
Dün olayla alakalı bilirkişi raporu elimize ulaştı.
Ben hayatımda bu şekilde “rezil” bir bilirkişi görmedim.
Rapora yönelik Dilara’nın annesi de suçlu.
Niye mi?
Kızının bastığı yeri muayene etmediği ve elini iyi tutmadığı için.
Rapor, bilirkişi olarak atama edilen güruhun “medeniyetini” de gösteriyor.
Onlara yönelik bu ülkede vatandaşlar, bastıkları yeri muayene edecekler ve bebeklerinin elini kırarcasına sımsıkı tutacaklar.
Acaba o bilirkişidekiler, sokakta çocuklarıyla dolaşırken bebeklerinin elini öyle mi tutuyorlar?
Tabii ki değil. Okumaya devam et “Bilmezkişiler”

Başbakan 200 bin doları bağışlayacak mı

Başbakan 200 bin doları bağışlayacak mı

Suudi Kral Faysal Vakfı aracılığıyla “2010 İslam’a Hizmet Ödülü”ne layık görülmüş.
Hayırlı olsun.
Ödüller iyidir. Emeklerin, çabaların, edinilen rizikoların takdiri manasına gelir. Şevk verir, azim verir.
Dün bir ödül de HABERTÜRK yerine ben aldığım amaçlı bilirim.
Ancak Erdoğan’a verilen ödül kocaman.
Hem manen kocaman hem bir maddeten.
Faysal Vakfı’nın ödülünde altın bir madalyon ve beratın yanında 200 bin dolar da ücret var.
Şimdi heyecan ettiğim şu:
Başbakan Erdoğan, Faysal Vakfı Hediyeyi’nün para bazlı kısmını, başka bir deyişle 200 bin doları ne yapacak?
ABD Başkanı Obama da Nobel Sulh Hediyeyi almış ve ödülle beraber iştirak eden 1.4 milyon doları aşkın parayı hayır müesseselerine bağışlamıştı.
Bakalım Başbakanımız bu 200 bin doları nereye bağışlayacak?
Gazze’deki çocuklara mı, Kızılay’a mı, nereye? Okumaya devam et “Başbakan 200 bin doları bağışlayacak mı”